Vasiyetimdir !

2010 yılının Ağustos ayından bu zamana kadar yeri geldi güldük, sevindik, mutlu olduk yeri geldi üzüldük, kırıldık hatta bazen ağladık. Evet biz de insanız yani ağlayabiliyoruz. Sigara içiyor olsam gider sigara içerdim.. Neyse.. Aradan geçen yaklaşık 4,5 yıl içinde zaman zaman blogu bırakmaya yeltendim. Bu yazıyı okuyabildiğinize göre ne kadar beceriksiz biri olduğumu anladığınızı umuyorum. Artık zamanı geldi.. Blogu tamamen bırakır mıyım bilmiyorum ama bi süre ara vereceğim kesin.. Bir anlık sinirim, bir anlık inadım uğruna ani bi karar almak zorunda kaldım ki bu tarz kararlarım her zaman başıma iş açmıştır. Her neyse.. Ben askere gidiyorum arkadaşlar.. Bir moda ikonu olarak o kat kat elbiselerle, botlarla yaşayamayacağımı hissetmiş olacaklar ki gemilerde talim var bahriyeli Bis'im var..Zaten bana yeşil tonları pek yakışmaz.. Önümüzde ki günlerde teslim olmayı beklerken 2. celbe kaldım. Kısaca Aralık'ta gidiyorum.. Biriciğiniz, canınız, ciğeriniz, Bis'iniz askere gidiyor.. Tecilimi bozduğumu söylediğimde kimse inanmamış olsa da ki buna ailem de dahil çok garip tepkiler aldım. Bi kısım insanlar benim ancak ve ancak evleneceğim için askere gidiyor olduğumu düşünse de böyle bi olay yok arkadaşlar bunlara inanmayın.. Ben askere gidene kadar kesin savaş çıkar dediğim arkadaşlar umarım ne kadar doğrucu bi insan olduğumu anlamışsınızdır. Ee gel gelelim şu vasiyet işine.. Sonuçta askere gidiyoruz, gidipte dönmemek var.. Sonuçta herkes savaşta ölmüyo değil mi.. Başımıza her şey gelebilir..

Can dostum.. Blogumu bilen çok az kişiden birisin.. Evdekilere her ne kadar dalga amaçlı söylesem de eğer bu yazıyı okursan yazdıklarımı yerine getirmeye çalış.. En azından dene.. İş ciddiye binince insan neresinden başlayacak onu bile bilmiyor aslında.. 12 yıldır birbirimize kardeş olduk.. Beraber güldük beraber üzüldük.. Son zamanlarda yaşadıklarımızı görünce birbirimizi kaybetmememiz gerektiğini bi kez daha anladım.. Sana ne desem az gelir sen de ne yapsan az yaptım dersin biliyorum.. Ola ki bu yazdığım son yazı oldu.. Elinden geldiğince annemi yalnız bırakma.. Tek çocuk olmanın da böyle bi sıkıntısı var işte.. Sen gidince geriye kimse kalmıyo.. Annem, eşini de çok sever biliyosun.. İlk gördüğünden beri sanki kendi gelini gibi sevdi.. Öyle arada bir gelirken o pazarın kurulduğu sokak var ya bizim evin altındaki caddede.. Hah o köşede bi fırın var.. Annem oranın küncülü susamlı ekmeğini çok sever.. Babam desen acısını içinde yaşar biliyorum.. İçten içe ağlar o.. Hatta annem çok ağlıyo diye kızabilir de.. Babam evde çok duramaz çalışmaya alışmıştır.. Daha fazla çalışmasını gerektirecek çok bi şey kalmıyo.. Satsın her şeyi sessiz sakin bi yerden müstakil bi ev alsın.. Annemle orda bahçe işiyle falan uğraşsınlar zaman geçirsinler.. Yusuf dedem haberleri dinler ondan saklayamazsınız.. Dedem beni çok sever.. Son kazamızda benim halimi görünce çok ağlamıştı.. Dedeme dikkat edin, ilaçlarını ihmal etmesin.. Ananemin kalbi, tansiyonu, şekeri her şeyi var mübarek.. Başlarda söylemeyin ya da söylememeye çalışın ne bileyim işte bi şeyler yapın.. Yanında biri hep olsun.. Ailenin diğer fertlerine gelirsek onlar biraz daha güçlü biliyorum.. Hepsini çok sevdiğimi söyle.. Sizi de unutmadım tabi.. Ben daha sizin oğlanı büyütecektim.. Biraz erken oldu bu ayrılık.. Onun için bi oğlun olursa adını Utkan koy.. Ama yengeye de sor koyalım mı diye sonra bi aile faciası yaşanmasın.. Ama yanında bi Utkan olsun hep, iyi gelir :)  Arkadaşlara gelirseeeekk.. Son olayları biliyosun zaten.. Arkadaşlar üzerindeki etkim, gücüm ne bileyim artık kimseyi korumak, kollamak istemiyorum.. Destek olmak istediğim, yanlış adımlar atmasını istemediğim arkadaşlarım elbette var ama hepimiz büyüdük artık.. Geçen sana bi şey söyleyeceğim ama kızmak yok demesi bile garip geldi bana.. Ya da sana dönüp, bunu yaparsam Utkan bana kızar demesi.. Bu son zamanlarda kafam çok karıştı.. Ama sen yine de sıkıntıya düşenin elini bırakma... Gel gelelim özel isteklerimeee...