Bizim Mahalle !

Hani bazen bilirsin neyin doğru neyin yanlış olduğunu.. Tartabilirsin olayları kendi içinde ki terazinde.. Bazen de teraziye değil de göz kararına güvenir öyle çıkarsın yola.. Tecrübe mi dersin yoksa O'na mı güvenirsin bilemem.. Bazen yük ağır gelir altta kalırsın..

Hani hayat bi kız gibidir derler ya.. Bazen yumuşak bazen sert gelir.. Bazen şevkat gösterir sana.. Yanaşmak omzuna yaslanmak gözünü kapatmak istersin.. Bazen de sert olur sözleri.. Ağır gelir attığı tokat.. Belki gözlerin dolar da ağlayamazsın karşısında.. Uzundur saçları bilirsin.. Uzanır beline kadar.. Belki bir belki iki defa topladığını görmüşsündür saçlarını.. Uzaktan bakarsın bi eksiklik hissedersin bi farklı gelir sana.. Uzansan da dokunamayacağını bilirsin.. Seslenirsin kendince.. Sesin ulaşmadan cevabını duyarsın.. Susarsın..

Hani mahallede ki bisikletli çocuk var ya.. Hani babası doğum gününde almıştı.. Onun bisikleti gibi gelir sana.. Pencereden bakmak onu izlemek bile hoşuna gider.. Aşağı inip sen de bi tur sürmek istersin.. Süremeyeceğini bilirsin aslında ama adettendir sorarsın bi tur bineyim mi diye.. Fırının oraya kadar gidip geleyim dersin.. Gidemezsin..

Bazen mahalle bakkalından aldığın dondurma gibi gelir sana.. Soğuktur.. Yerken bile üşütür adamı.. Ama yine de zevklidir.. Yavaş yavaş tadını ala ala yemek varken ısırmak daha büyük bi pay almak hoşuna gider.. Yerken ağzın buz gibi olur.. İliklerine kadar donarsın.. Evirip çevirir tadını bile alamadan yutarsın..

Bazen komşunun kötü çocuğu gibidir.. Sen güzel güzel giyinip aşağı indiğinde üstünü bile bile kirletir, eve geldiğinde bi güzel dayak yersin annenden.. Sevmezsin aslında ama kazandığın mahalle maçından sonra içtiğiniz gazoz gibisi de yoktur..

Bazen mahallede ki en iyi arkadaşındır.. Komşuların ziline beraber basıp kaçmışsınızdır.. Belgin Teyze annenize şikayet ettiğinde beraber dayak yemişsinizdir.. Şöyle geriye dönüp baktığında geçen zamana lanet okursun belki.. Kavga ettiğin tartıştığın şeylere üzülür, kırdığın için pişman olursun.. Ama olmuş, çıkmıştır bir kere söz ağızdan..

Bazen mahallenin güzel kızı gibidir.. Köşe başında uzaktan izlersin.. Güler yüzünü görmek bile mutlu eder seni.. Yüzü asıldığında sebebini bile bilmeden kırıp dökersin ortalığı sanki suçlusu senmişsin gibi.. Görünce elin ayağına dolaşır bilirsin.. Karşısına çıkmak iki kelime etmek istesen bile edemezsin.. Mahallenin ağır abisiyle takılır o.. Sevsen de sevemeyeceğini bilirsin..

Bazen mahallenin ta kendisi gibidir.. Neşesi, huzuru, kavgası, gürültüsü, her şeyi O'dur.. Sabahtan akşama kadar kırk yerin kahrını çeker.. Akşam olup annen seni çağırdığında ağzından tek bi şey çıkar..

Anne 5 dk daha..

Tek Çocuk Olmak !

Her şey bundan yaklaşık 26 sene önce bir 19 Mayıs sabahı başladı.. Sabahın erken saatlerinde gözlerini dünyaya açıp, apartmanı inleten bir erkek çocuğunun ailenin tek çocuğu olacağı kimin aklına gelirdi ki ? Hadi gelin siz fazla genelleme yapmadan biraz tek çocuklardan bahsedeyim...

Tek çocuk deyince halk arasında akla gelen ilk şey "şımarık" kelimesidir. Herkes bunu benimsemiştir bir kere.. O çocuk ister şımarık olsun ister olmasın tek çocuksa en küçük hareketi bile batar etrafındakilere.. Ailenin bütün sevgisinin, ilgisinin üzerinde olduğu bi şeyden bahsediyoruz.. Bi kere hiç bi şey paylaşma zorunluluğu olmadan büyüyo.. Anne, baba, dede, amca, dayı herkes sadece bu çocuğu seviyo.. Kıskanacağı biri yok.. Kimi kimden kıskansın ? Oyuncağını paylaşması gerektiğini annesi güne gittiğinde ordaki çocukları görünce anlıyor. En basitinden alışverişe gittiği zaman bile ailenin harcama yapacağı miktar sadece bunun üzerinde yoğunlaşıyor. Bizim zamanımızda maymunlu Waikiki vardı mesela.. Ben ondan giydiğim zaman millet bana pis pis bakardı.. Sanki küfrettik.. 

Belki bi kaç kardeşi olanlar tam anlamıyla ilgi görmemiş olabilirler ama herkesin babası da Sabancı değil, herkesin babası devlet memuru da değil ki sabah 8 akşam 5 çalışsın ya da her yerinden para fırlasın.. Ben liseye kadar babamı doğru düzgün göremezdim. Sabah 5'de kalkar işe gider gece 12-1'de eve gelirdi. Adamı okula gidip gelirken dükkanın önünden geçerken görürdüm. Asi bi çocuk olmak kanımda vardı her zaman.. İnadımdan herkes şikayetçidir. Annem de ben ne zaman bi şeylere yok desem ne zaman bi taşkınlık çıkarsam babana söylerim diye korkuturdu.. Hayatınızda ki tek kişi anneniz ve o da babanızı bi öcü gibi size anlatıyo.. Düşünsenize bi kafamda ki baba profilini.. Babam bi şeyler sorduğunda yanlış bi şey söylerim diye cevap bile veremiyodum bazen.. Anneye gelirsek o kadının her şeyi oluyosunuz.. Yanlış anlaşılmasın ama insan beslediği hayvan ölünce bile üzülüyo.. Anne bu tabi ki üzerimize titreyecek.. Bi de bi tane var elinde.. İlgi yağmuru değil bildiğin dolusu oluyor, seli oluyor.. Bi de şey var tek çocukları dövmezler, kızmazlar, kıyamazlar.. Annemden yediğim dayağın haddi hesabı yoktur benim.. Bütün anneler döver ondan şüpheniz olmasın... 

Tek çocuk olmanın çok kısıtlı sayıda artıları var.. Ailenin ilgisi, mümkün mertebe maddi rahatlık, mirassal durumlarda tek varis olmak, paylaşmak zorunda olmadığın ve olmayacağın oda.. Gerisi külliyen zarar.. Bi kere bütün ilginin senin üzerinde olmasından dolayı hiç bi şey yapamıyosun.. Nerde ne hangi şartlarda olursan ol akla ilk sen geliyosun.. Sen evden dışarı çıktığın an evde yokluğun hemen belli oluyo.. Akşam eve geç geldiğin zaman belli bi saatten sonra saat başı aranır, arkadaşlarına dalga konusu olur, huzursuz olursun.. Belki de çok güzel giden gecen bok olur afedersin.. 

Hani çocuksundur, büyüksündür evde bi şey olur kırarsın, dökersin,devirirsin.. Bunu örtbas edecek kimse yok.. Ne yapsan üstüne kalıyo.. Annen baban bi şey kırsa o bile senin üstüne kalıyo.. Birinden kaçsan diğerine yakalanıyosun.. Senin tarafını tutacak kimse olmuyo.. Annenin kanına gireyim bi izin koparayım dediğin zaman en başta " ben karışmam git babana sor " diyen annen satıyo.. Sen konuyu babana söylerken annen hemen muhalefet oluyo.. Bizim yalnızlığımız doğuştan geliyo.. 

Bakkala, markete gitmekten gına geliyo.. Evdeki tek çocuk sen olduğundan her şeye sen gitmek zorundasın.. Fırına git, bakkala git, fatura yatır, terziye git.. Yok bu olmamış bunu geri götür vs vs vs.. Yapsan bi dert yapmasan ayrı dert.. Bi tane çocuğumuz var o da bizi dinlemiyo diye laf ediyolar arkandan.. Ulan bari siz yapmayın ! Mahallede arkanıza alacağınız kimse yok.. Bi kavga çıksa abime söylerim diyemiyosunuz. Bütün kavgaları kendiniz yapmak zorundasınız.. Taaa çocukluktan kendi işimizi kendimiz yapmayı öğreniyoruz.. Hayat işte.. Onu da geçtim.. Mahallede ki en güzel top sizin olsa bile birileri sizi maça almazsa o top bi boka yaramıyo.. Abinizle ya da kardeşinizle karşılıklı maç yapamıyosunuz.. Elinizde top ciğerci kedisi gibi mahallede ki çocuklarla göz göze gelmeyi bekliyosunuz.. Zorluklarla başa çıkmayı daha çocukken öğrenmeye başlıyosunuz..

 Tek çocuk olmak çok ağır bi sorumluluktur.. Bi yerden sonra kendinizden çok ailenizi düşünmek zorundasınız.. Her hareketinize dikkat etmek diken üstünde yaşamak sizin yaşam biçiminiz olmuştur. Çünkü elalem ne der sözü beyninize kazınır.. "Bi tane çocukları var onu da yetiştirememişler.." Bu sözün annenizin babanızın kulağına geldiğini düşünsenize.. İşte bu sebepten dolayı spontane yaşam diye bi şey yok.. Her şey 3 gün önceden  planlanacak.. Atacağınız adımdan emin değilseniz şöyle bi kafanızı kaldırıp Ayşe Teyze'nin sizi izleyip izlemediğini bi teyit edin.. Sonra laf olur.. 

Ailenizi üzme lüksünüz yoktur. Her şeyini size adamış bu insanları kırmak, isteklerini geri çevirmek, yüzlerinin düştüğünü görmek onlardan çok sizi üzer.. Bazen hiç istemediğiniz şeyleri sırf onlar istiyo diye yapmak zorunda kalabilirsiniz.. Bi çocuğundan üzülüp diğerinden sevinecek bi aile hiç bi zaman olamazsınız.. Size iyi bi gelecek yaratmak için gece gündüz çalışıp çırpınan bu insanların emeklerini boşa çıkarmamak, onların yüzünde küçük bi tebessüm yaratmak ne kadar zor olursa olsun altından kalkmak zorundasınız.. 

Ve işin en önemli noktası.. ( Bu sadece erkekler için geçerli ) Evlendiğiniz zaman anneniz ve eşiniz arasında denge kurmak zorundasınız.. Bi tarafta size yıllarını adamış kadın, diğer tarafta bundan sonraki yıllarını adayacak kadın.. Arada çok büyük bi çatışma doğabilir.. Zaten yıllardır baskı altında, bunala sıkıla bugünlere geldiniz.. Tam rahata eriyorum derken bi de karşınıza bu çıkıyor.. Hadi buyur burdan yak.. Elin kızı diye tabir ettiğimiz eşiniz gelip sizi annenizden alıyor, almayı bırak bildiğin çalıyor.. Kan çıkaracak mesela bak bu kadar net konuşuyorum.. Bundan ötürü tek erkek çocukları kızların gözünde eksi puanlı.. Burdan da kaybettik.. Haa bunu tek kız için düşünürsek ki düşünmesi bile çok kötü.. Tek kız alınmaz arkadaşlar.. Bi tek annesi değil babasıyla da uğraşılmıyo bunların..

Şimdi bi daha düşünün bakalım tek çocuk olmak o kadar da güzel mi ? Tek çocuk olmak çok ağır bi sorumluluk ve inanın herkesin altından kalkabileceği kadar basit değil.. Emin olun ki tek çocuktan daha tehlikelisi kız kardeşleri olan tek erkek çocuktur.. Asıl korkulması gereken bunlardır.. 

Biz de isterdik ki önümüzde bize yol gösteren bi abi abla olsun ama olmadı.. Her zaman yolumuzu kendimiz bulmak zorunda kaldık.. Üstüne üstlük hep ön yargılara maruz kaldık.. Bence bizi sevin.. Biz sizi seviyoruz..