Bis'lendim !

Bundan yaklaşık 3 ay önce bir Mayıs sabahı İstanbul benimle tanışma şerefine nail olmuştu bildiğiniz gibi.. Ben geliyorum diye bi hazırlıklar bir programlar.. O event senin bu party benim.. Party'ler yetmezmiş gibi bir de after partyler var.. 6 gün kaldığım İstanbul'da 24 saat uyuyamadım yahu.. Uçaktan indim herkesin elinde bi IBW yazısı.. (Bkz. IBW) Kızlar IBW tişörtleri falan giymiş... Güneş gözlüğümü hafifçe indirip en seksi gülüşümü atıp yoluma devam ettim.. Zaten yolun sonunda Biemdabulyum beni bekliyordu.. Tabi tüm bu olaylar yaşanırken beni yalnız bırakmayan dostlarım vardı..

O bar senin bu bar benim gezerken beraber koptuğumuz Mia 'ya..

Bin bir türlü zorlukla gelmeye çalışan Weba 'ya..

Benimle alışveriş yapıp çıldırmayan, Terkos Pasajı'nda girmedik dükkan bırakmayıp, üstüne güzel güzel yemekler yediğimiz biricik kankam Leah 'ya..

En tatlı Pazar kahvaltılarının güzel isimleri Gözde ve küçük enişte Emre'ye 

teşekkür ederim.. Sağolun varolun iyi ki varsınız :)

Kar Havası !

Yormak, yorulmak, yorgun olmak.. 

Altta kalmak, ezilmek, çıkamamak..

Çıkış yolu aramak, gittiğin yolda kaybolmak..

Batmak.. Çırpındıkça daha çok batmak..

Hayal etmek.. Düşlemek.. Güzel günler düşlemek..

Paylaşmak.. Hayatı, yediğin lokmayı paylaşmak..

Kaçmak.. Kaçamamak.. Kapana kısılmak..

İmrenmek.. Özlemek.. Dokunamamak...

Heves etmek.. Gülen gözlerle heves edip, ağlayan gözlerle susmak..

Ağlamak.. İçin kan ağlamak.. İçine içine ağlamak..

Susmak... İçinde fırtınalar koparken sadece susmak.. Konuşamamak..

Durmak.. Bi şeyler yapmak isterken kendinde güç bulamamak...

Yazın ortasında kışı yaşamak..

Ustanın da dediği gibi... Pencereden kar geliyor...