All I wanna do is... (!)

     Bundan iki yazı öncesinde size bi ev projem olduğundan bahsetmiştim hatırlarsanız.. Nasıl bi tesadüftür bilinmez Francesca bir mim yazmam daha doğrusu yapmam için beni mim'lemiş.. Mim ne mi ? Hayalinizdeki alanı tasarlayın ! Hem de bir program desteğiyle.. Hem yazdım hem oynadım gibi bi şey... Mühendislik veya tasarımla ilgi alakası olan mutlaka AutoCAD'i duymuştur.. AutoDesk firması üşenmemiş kalkmış bir site kurmuş.. (Bkz.Site) Bu sitedeki hazır verileri kullanarak istediğimiz alanı istediğimiz gibi şekillendirebiliyoruz.. Bi çok veri girilmiş fakat aklınızdan geçen her şeyi bulamayabilirsiniz, benzer şeyleri kullanmak mümkün..Mesela ben daha farklı bi oturma grubu tasarlamıştım ama bulamadım.. Aydınlatmada da fazla bi seçenek olduğunu söylemek pek mümkün değil ki zaten tavan detayını girmek sıkıntılı.. Aşağıda göreceğiniz gibi avize havada kalıyo :) 

     Şimdi sıra geldi projelendirdiğim evi anlatmaya.. Şunu belirtmek isterim ki bu yazıda belirtilen tüm detaylar tarafıma aittir. Haber vermeksizin çalınması durumunda burnunuzdan sürüm sürüm getiririm. Haber vererek yaparsanız dondurmalı baklavayı alırsınız.. Ben peşin peşin söyleyeyim de sonradan vay ben duymadım demeyesiniz..

   Biliyosunuz ki ben evde kalmış erkek kurusu olarak yalnız yaşam planlarının doruklarındayım.. Her gün bir yeni proje ile karşınıza çıkabilirim.. Ev projesi yeni değil tabiki.. Uzun bi süreçten geçerek, her detay düşünülerek, olur mu olmaz mı, olursa nasıl olur, olmazsa nasıl olur hale getirilir gibi sorular sorularak tamamlanmış bi proje hala eksikleri var ama zamanla giderilebilecek ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak iyileştirilebilecek durumda.. 

     Evimiz teknik olarak yaklaştığımızda zemin ve dubleks kattan oluşmakta.. Aslında yapı ters dubleks.. Yani dubleks kat, zeminin altında ve 2 oda var.. Zemin kat için küçük bi örnek hazırladım.. Kullanılan çatı arası diye tabir ettiğimiz bi oda daha var.. Burada da sadece yatak odası ve küçük bi duş var.. Detaylara geçebiliriz..

     Ev konum itibariyle şehir gürültüsünden hatta hatta komşu gürültüsünden de uzak bi yerde.. Yani çevrede güzel komşu kızı yok, o kadar diyeyim.. Yaklaşık 15-20 m² sebze meyve ekmek için bahçesi var.. Pazar sabahları taze biber domates yemeyelim mi ? Bina girişinin ön kısmında da çardak için bi bölme ayırdım tabiki.. Çevresinde küçük çam ağaçları var.. Tamamen yeşil bi ortam.. Yürüyüş yolu dışında betonarme bi alan tasarlamadım.. Evin giriş kapısına adımın baş harflerini yazdırmak istiyodum fakat pek çekici gelmedi. Bu yüzden kısa ve seksi duran soyadım, kapıda işleme olarak yer bulacak.. Hadi içeri girelim.. 

    Kullanılan çatı arasında dediğim gibi sadece küçük bi duş ve yatak odası var.. Burası tamamen üçgen bi yapıda, dikdörtgen bi oda düşünmeyin.. Tamamen çatının altında fakat tavan kısmı komple cam.. Camın üstünde açılır-kapanır bi panjur var.. Kış aylarında ısı geçişini ve kar görüntüsünü önlemek için panjur kapanıyor.. Yaz aylarında başınızı yastığa koyduğunuzda yıldızlara bakarak uyumak güzel olur değil mi ?

    Zemin kat genel bi yaşam alanı.. Oturma odası, yatak odası, mutfak, banyo, tuvalet gibi bölümler mevcut.. Alt katta yatak odasını iptal etmiştim ama kışın üst katta  donacağıma karar verdim. Banyoda jakuzi mevcut.. Böyle bi ev yapıp küçücük bi küvet koymamı beklemiyosunuz heralde... Elbette banyoda müzik çalar da var.. Duvarlara yerleştirilmiş küçük hoparlörler sayesinde duş alırken eşsiz bir müzik ziyafeti ! 


 
    Yanda gördüğünüz üzere günlük oda ve yatak odasını birlikte tasarladım... Arada tamamen cam bir bölme var. Odanın genel anlamda L şeklinde olmasının sebebi yatak odasının bi kısmında giyinmek için bi alana ihtiyaç duyulması.. Bütün giyim eşyaları alt katta olacağı için evde bi misafirin olduğu anlarda camın arkasında giyinemem değil mi  ? 


   Genel anlamda sadelikten yanayım bu yüzden çok fazla eşya koymak istemedim. Zaten istesem de fazla seçenek bulamadım.. Oturma grubu orda göründüğü gibi olmayacak sakın yanlış düşünmeyin.. Geniş bi şey bulamayınca iki tane yan yana eklemek zorunda kaldım.. Ortada mutlaka büyük cam bi sehpa olacak.. Pencereler aynı bu şekilde dairesel olsun istiyorum.. Kanatlı pencereler pek çekici gelmiyo açıkcası.. Gördüğünüz gibi bir de şömine var.. Şömine vazgeçilmez..

     Yatak odasında görüldüğü üzere geniş bi yatak büyük bir avizenin yanı sıra küçük aydınlatma elemanları, geniş bi gardrop, ayna, komidin vs.. Bi yatak odasında olabilecek her şey !

     Ve sıra geldi evin en önemli iki odasına.. Ters dubleks diye tabir ettiğim bu alanda iki oda var.. Odalar direk toprak altında kaldığından su yalıtımı çok önemli.. Tabiki ısı ve ses yalıtımını da unutmadım.. Odaların tüm yüzeyleri çift duvar ve arada taş yünü kullanıyoruz.. Odalarda pencere diye bi olgu yok.. Daha doğrusu ışık girmesini sağlayacak kadar bi şey yok..Sadece temiz hava girişini sağlayacak kadar var.. Pencereler 80 cm yüksekliğinde ve 2 metre genişliğinde.. Pencerelerin işlevini görebilmesi açısından bulundukları tarafa 1 metre genişliğinde 3 metre derinliğinde ve yaklaşık 5 metre uzunluğunda kuranglez açıyoruz. Kuranglez dediğim şey, çukur şeklinde ve üzerinde ızgara olan bi yapı.. Tabanında yağmur suyunun dolmaması için süzgeç vardır.. Bu iki link sizlere görsel olarak daha faydalı olacaktır.. (Bkz. Link 1 ve Link 2)

     Bu odalar binanın tamamen altında kaldığından yeterince büyükler.. Birini sinema sistemi için diğerini de müzik sistemi için özel olarak tasarladım.. Odalarda yetersiz durumlar için mekanik havalandırma sistemi mevcut.. Ses sistemi tamamen duvarlara gömülü.. Evin tüm odalarının aydınlatma sistemi ayarlanabilir konumda.. Yani parlaklığı istediğiniz kadar artırıp, azaltabiliyosunuz.. Sinema sistemi için büyük bi perde ve projektör var.. Bi sinemada aklınıza gelebilecek her şey ve daha fazlası o kadar diyeyim.. Bu odada aynı zamanda PES'de oynayabiliyoruz.. En güzel yanı da bu zaten !

     Arkadaşınızın doğum günü var, parti yapmak için yer arıyorsanız en doğru yerdesiniz.. Dj kabininden tutun, müzik ritmine göre yanan led'lere kadar her şey var.. Küçük bi örnekle açıklayalım.. (Bkz. Örnek )  Başka bi arzunuz ?

     Daha önceden de belirttiğim gibi bu ev aşırı maliyetli ve 150.000 TL olmadan arsayı kazdırmam bile mümkün değil.. Sanırım daha çok çalışmam lazım.. Ee hadi mim'leri birleştirelim.. Hayalinizdeki alanı tasarlayın ve daha sonra evi bize anlatın.. Minikkuş, Melodram, Mystery, Paris ve Awi..

Şimdi gözlerinizi kapatın ve müzik odasında olduğunuzu hayal edin... |̲̅̅●̲̅̅|̲̅̅=̲̅̅|̲̅̅●̲̅̅]

    

Bu da Bi Tespit Vol 7 !


     Her bir sayısı ısrarla beklenen, yazılsa da okunsa denilen Bu da Bi Tespit serisinin 7. ve özel sayısını sizlerle paylaşmaktan onur ve gurur duyuyorum.. Yedi sayısını çok severim benim için çok özel bi sayıdır.. Yedi sayısının asil olduğuna inanırım.. Asillik zaten genlerimde var biliyosunuz mükemmel insan olduğum İsviçre'li bilim adamları tarafından kanıtlandı. Her neyse.. Biraz daha kendimden bahsedersem yine narsist demeye başlayacaksınız.. Konumuz kızlar evet yanlış okumadınız kızlar.. 

     Bu kez yine neye sataşacak diye beklediğinizi biliyorum.. O uzun tırnaklarınızla klavyeye dokunmaya başladığınızın da farkındayım.. Şimdi sakin olun,ışıkları kapatın, rahatsız etmeyecek bi müzik açın.. Arkanıza yaslanın ve derin bi nefes alın.. Allah'ım çok gizemliyim ! 

     Yeni mi evlendiniz ? Evlenme arefesinde misiniz ? Yoksa evlensem mi diye düşündüğünüz biri mi var ? Yoouuww bebeyim youuuuww.. Bis Group gururla sunar !

Evlilik aşkı değil, kadını öldürüyor !

     Bu tespit uzun süreçler sonunda elde edilmiş, özenle hazırlanmış en ince ayrıntıları düşünülerek sizlere sunulmuştur. Bu tespit öyle bir tespit kii bize before-after ikilisini kullanma imkanı tanıyor.. Bu da Bi Tespit serisinin 2. sayısı " Ben Güzelden Anlarım " da size güzel bi hanımefendiden bahsetmiştim..Hatırlayamayanlar için before zamanı !
( Bkz. Before )

      Aradan geçen bunca zaman sonrasında öğrenmiş bulunuyorum ki bu kızımız evlenmiş.. Temmuz ayının ortalarına doğru bi yirmi gün kadar ortadan kaybolduğunda anlamıştım zaten bi terslik olduğunu.. Neyse Allah mutlu mesut etsin ne diyelim artık.. Evlendiğini anlamak için çok fazla bi çaba sarfetmem de gerekmedi açıkcası.. Bazı şeyler o kadar açık ve net ki.. Eski halini bildiğiniz birinin yeni halini görünce size de bi garip gelir değil mi ? Tabi ben kesin ve net sonuç almaktan yanayım her zaman.. Bir bardak çay nelere kadir anlatmakla bitiremem.. Bazen sigaraya mı başlasam diye düşünmüyo değilim hani.. Çayı yanımda gezdiremem ama sigara öyle mi ? 

     Evlendiği için artık telefonla konuşmuyor.. Yani ne konuşsun değil mi ? Zaten adamın yanından kalktı geldi.. Bir de şu dikkatimi çekti.. Hala aynı yol güzergahını kullanıyo yani baba eviyle aynı muhitte bir evde yaşıyo.. Bakın bu da bi tespit mesela.. 

     Telefonla konuşmadığı için o eski belli belirsiz gülümsemesi yok... Nemrut gibi gelip geçiyo.. Önceden o güzelliğine güzellik katan güneş gözlüğü şimdi sanki bi şey saklıyo.. Bi yorgunluk var yani.. Omuzları çökük.. Yol seni yürüsem miii, yürümesem mi diyo sanki...

     Önceden kendinden çok emin yürürdü.. Tuttuğunu koparan kızlar vardır ya.. Belli eder kendini oturuşundan, kalkışından, konuşmasından anlarsın.. Hani yolda yürüdü mü her adımı attığında sanki yeri sallardı.. Şu karşıdaki dağlar var ya işte onları ben yarattım der gibiydi.. Şimdi o kendinden eminlik gitmiş bi şey kalmamış yani.. Sanıyorum kafası çok karışık... Eee evli bi kadın olmak kolay değil tabiki.. Akşama kadar çalış sonra eve gel yemek yap, temizlik yap.. Düşünsenize bi de çocuk olduğunu... Annelerimize ve anne adaylarımıza bi alkış !

     Giyim kuşam eskiye nazaran biraz daha kapalı diyelim.. Çok abartılı değil ama eskisi gibi de değil.. Sonuçta o artık evli bi kadın.. Eşinden kaynaklı mı kendinden kaynaklı mı bilmiyorum ama yaptığının doğru olduğunu düşünüyorum.. Bu konuda yine bana hak vermeyeceksiniz biliyorum ama bana göre doğru olan bu :)

     Okuduğunuz gibi evlilik aşkı değil kadını öldürüyor.. Her evlilik böyle olacak diye bi şart yok tabi ama olmayacağını da kimse garanti edemez.. İşin ilginç tarafı da ne biliyo musunuz ? Şu satıra kadar sizi evliliğe o kadar şartlandırdım ki sorunun başka bi şey olabileceği aklınıza bile gelmedi.. Belki de süper bi evliliği var... 

     Geçen sefer özene bezene size anlattığım bu kız şimdi bana hiç çekici gelmiyor biliyo musunuz ? Bunda evli olmasının zerre kadar etkisi de yok.. Zamanında bi kıza evli olman güzel olduğun gerçeğini değiştirmez demişliğim var ordan biliyorum.. Hayır kız yüzük takmıyorsa içime mi doğsun ? Ayrıca ben güzele bakarım.. Bakarım yani.. 

     O kendinden emin duruşu beni etkiliyomuş demek ki dedim... Sonuçta aynı kişiden bahsediyoruz.. Güzelliğin önemli ama yeterli olmadığını bir kez daha tespit etmiş bulunuyorum.. Bis Group olarak bu tür yazılarımıza Tespit in the Tespit diyoruz... 

Evlenmeden önce iyice düşünün.. Bir sonraki tespit yazısında görüşmek üzereeee.....


Bu Aralar !


     Canım Ciğerim ciğer ve kebap salonunun vazgeçilmez daimi müşterileri gibi benim de bi okuyucu kitlem olduğunu biliyorum.. Her ne kadar günden güne izleyici sayımda bi artış olsa da sebebini bilmediğim bi sebepten dolayı okuyucu kitlem hep aynı.. Aramıza yeni katılanlar var tabi haklarını yemeyeyim.. Bu durumdan rahatsız mıyım ? Elbetteki hayır.. Zaten yapmacık yorumları sevmiyorum..

     Her gün bi şeyler yazsa da okusam dediğim bi çok Blogger var. Aynı şeyi benden de bekleyenler var.. Ama ciddi ciddi yazamıyorum arkadaşlar.. Biliyosunuz uzun süredir kendimle ilgili açık seçik olarak pek bi şey yazmadım.. Daha çok aklıma takılan soru işaretlerini, gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istedim.. Bu bi süre çok güzel devam etti. Ben de yazdığım çoğu şeyden memnun oldum.. Ama ne zaman ki ben işe girdim.. Tam anlamıyla çalışmaya başladım.. Blogu baya baya boşladım.. Çünkü gözlem yapamıyorum.. Gün boyu dört duvar arasında kalıyorum.. Dışarı çıksam gözlem yapabileceğim ya da bi ışık görebileceğim bi ortam yok.. Hani ne anlatayım size bilmiyorum ya da şu dikkatimi çekti diyemiyorum.. Bu bi erkek değil de kız blogu olsaydı.. Bugün belediyeye gittim.. Bilmem hangi birimdeki X kişisi çok yakışıklıydı göz göze geldik der, taraftarı ayağa kaldırır, haydi gol gol gol ! tezahüratı verdirebilirdim ama bi erkek olarak İmar'da bi kız yeni işe başlamış, ben böyle bi şey görmedim desem hemen pis sapık ! damgasını yapıştırıyosunuz.. Nedendir bu ayrımcılık bilmiyorum, bilemiyorum.. Bi ara size işyerinde olan bitenle ilgili bi yazı yazayım okurken sıkılın artık napalım.. 

     Bu aralar kendimi bi boşladım, bi saldım.. Serbest meslek erbabı gibi oldum.. Serbest bi insanım yani boş beleş, hiç bi şeyde umudu kalmamış, beklentisi olmayan.. Yani kelimeler bile anlatmaya yetmez öyle söyleyeyim.. Aşırı derecede inadım tuttu.. Zaten inatçı bi yapım var.. Başımdan geçen ters ters olaylar var.. Tersliklere iyice inat ediyorum.. Böyle bi garip oldum.. Sürekli bi sıkılma durumum var.. Programlanmış robot gibiyim.. Belli saatler arasında işe gidip geliyorum.. Elime ne geçerse onu giyiyorum.. Uyum aramıyorum mesela.. Yarın bir gün kot pantolonumun altına klasik deri bir ayakkabı giyip çıkabilirim.. Önemli olan ayakkabının varlığı neticede.. Yaklaşık bir aydır sakallarımı bile kesmiyorum.. Babamın haftada en az iki kere baskısı var.. Geçen hafta Selçuk'un ilk 11'e alınmamasını protesto ediyorum dedim.. Bir daha ki milli maça kadar idare eder diye düşünüyorum.. Bu hafta dayım sordu, zamanım yok dedim kanımca yemedi.. Allah'tan kendinden şekilli bi sakal yapım var da yüzüm kıl yumağı gibi olmuyo.. Mükemmel olmak başka bi şey tabi.. 

     Kafamdaki ev projesini büyük oranda tamamladım.. Tabi sizin bundan da haberiniz yok.. Bana hatırlatın bi ara projeyinin detaylarını sizinle paylaşayım.. Çalanı yakarım ! Şu an için maliyet analizi kaldı sadece ama sanıyorum ki 150.000 TL olmadan bu proje hayata geçmez.. O da buranın şartları için İstanbul'da bu proje en az iki katı olur.. Milli Piyango'dan para çıkmadığı sürece benim bu parayı toparlamam sanıyorum ki bi 15 senemi alır.. Hazır su gibi gereksiz masraflardan kaçınırsam 14 senede de toparlayabilirim.. 

     Senin tatil yapman gerek diyenleriniz olacak eminim bundan.. Çünkü çevremdeki 3 kişiden 2'si bunu söylüyo.. Kalan bir kişi zaten benim ne kadar inat olduğumu ve gitmek istesem o an yanında olmayacağımı bildiğinden susma hakkını kullanıyor.. Tatile gitsem sıkılırım biliyorum.. Böyle tatil organizasyonlarında tek gitmeyi sevmiyorum daha da önemlisi işyerindeki problemlerinden dolayı tatile çıkma olasılığım çok düşük.. Nalet olsun bu içimdeki insan sevgisine.. Bi de şimdi gidip deniz, güneş kum olayına giremem.. Gözden uzak bi yerde çiftliği efendim küçük bi göz odalı evi olan varsa değerlendirebilirim.. Yalnız kimse olmasın böyle yeşilli, çiçekli böcekli bi yer olsun.. Geçen gün isim vermeyeyim yine bi giyim markası lansmanına çağırmış beni.. Yahu kardeşim ben moda bloglarının nefret ettiği bi insanım oraya geleyim de beni dövsünler mi ? Hepsi topuklu ayakkabılarını fırlatsa kafam delik deşik olur zaten.. Biri de çıkıp demiyor ki kankan Enrique Iglesias bi ay sonra burda ondan sonra Jennifer geliyor en önden yerini ayırdık.. Markanın reklamı olsun diye pankart açar sahneye atlarım ben :p

     Durum bundan ibaret.. Yazamadığım için açıkçası ben de üzülüyorum.. Cidden üzülüyorum.. Eski yazılarımı okuduğumda gerilediğimi hissediyorum.. En başta çok basit çok amele hatta çok apaçi şeyler yazmışım.. Okudukça bunları ben mi yazmışım diyorum hani.. Sonraları yazım dili olsun konular olsun bi kademe atlamışım.. Ama hepsinde de bi içtenlik var.. Kendimim diye söylemiyorum çok güzel yazmışım :p 

En güzel yazılarda görüşmek üzere...


Havadan Sudan ! (MiM)

   
     Direk konuya giresim var.. Böyle yazacak bi şeyim de yok zaten.. Yazamıyorum artık siz de sanırım farkındasınız.. Gerek çevre koşulları gerekse yorgunluğum bi şeyler yazmama engel oluyo.. Elimden geldiğince güncel tutmaya çalışıyorum ama olmuyo olmuyo.. Bi akıl fikir verin bi şey söyleyin şunu yaz deyin.. Bu da dilenci yazısı gibi oldu..

     Elimizde bir adet mim var.. Mim'ler de olmasa naparım bilmiyorum.. Hadi başlayalım.. 
 
Günün nasıl geçti ? 

     Her pazar olduğu gibi bu pazar da erken kalktım.. Ayakkabı almak için dışarı çıktım ve ilk defa tek seferde ayakkabı aldım.. Haa şu da var.. Geçici bi süre giymek için aldığımdan mütevellit çok da özenmedim.. Genel anlamda iyiydi diyebilirim..

İsim vermeden bahset..

     Her sabah işyerinin önünden geçiyo.. Ama bu yeni eskisi değil, galiba eskisi evlendi.. Bunun yaşı da uygun büyük değil.. Ama güzel, diğeri daha güzeldi o ayrı konu.. İstesende isim veremem zaten adını bilmiyorum bu çok daha ayrı bi konu.. Kız güzel bana hayatta bakmaz bu çok çok daha ayrı bi konu.. 

Neden hep cam kenarı ?

     Ben yolda uyumayı seviyorum.. Kafamı yaslayacak bi yere ihtiyacım var.. Elin adamının omzuna mı yaslayayım ?

Bugün kendin için naptın ?

     Söylediğim gibi ayakkabı aldım.. Başka da hiç bi şey yapmadım.. Bu yazıyı hafta içi yazsaydım hiç bi şey yapmadım derdim.. Hayatım çok boktan kendim için bi şey yapamıyorum.. 

Twitter ana sayfanı aç gözüne ilk takılan;

      "Saçınız dökülüyorsa 20 gram çörek otunu öğütüp, 20 gram susam yağı ve 10 defne yağı ile karıştırın. Saçınıza sürüp bekletin"

     O saça bu kadar yağ sürersen bitlenirsin.. Benden söylemesi.. Sonra vay benim saçımda bit var yok adım bitliye çıktı efendim ben evde kaldım deme..

Düşün ki o bunu okuyacak

     Burayı okuyabilecek sanırım bi kişi var.. Hayallerimi süsleyen bi prenses de olmadığına göre.. 

      Milletin okulu açılıyo, herkes üniversitesine dönecek.. Bu nöbet ayağına yeterince bizi kekledin.. Haftada bi gün kapıma gelip PES'e gidelim dersen gelmem bak şimdiden söylüyorum.. Tamam anladık seviyeli bi ilişkiniz olabilir ama 10 yıllık arkadaş da bu kadar satılmaz ki :)

Kahkaha atmana sebep olan karikatür;

 

Klavyeye bakmadan birşeyler yaz;

     Çok fazla bi şeyler yazabileceğime inanıyorum çünkü uzun zamandır klavyeye bakmadan bi şeyler yazabiliyorum :)

Bir cümle düşün sonra kelimelerin yerlerini değiştirerek yaz;

     insanın düşün Böyle deyince de gelmiyor ki ne desem aklına şimdi

Ctrl + V yap;

     Ctrl + V yap;  ( mimlendiğim yazıdan kopyalıyorum, esktrem bi şey beklemeyin yani.. 

     Bir mim'in daha sonuna gelmiş bulunuyoruz.. Yayımda Paris'e, yapımda Melodram'a geçen emeklerinden dolayı teşekkür ediyoruz.. Bu arada Melodram'ın son yazısı Blogger Magazin'e göz atmakta fayda var.. Benimle ilgili bilinmeyen şeyler de mevcut.. İlerleyen günlerde bakarsınız siz de kendinizi bunun gibi bir yazıda bulursunuz.. Belki daha da ilerler röportajlar, fotoğraflar ve daha bir çok bilinmeyen şeyle karşılaşırız.. 

Öpt kib by !