I ♥ Bahar !

  
      Hani böyle görünce içiniz ısınır sanki.. Yüzünüzde hafif bi tebessüm olur. Hep yanınızda olsun, sizinle olsun hiç gitmesin istersiniz. O'nunla beraberken üzerinizdeki ağırlıklardan, fazlalıklardan kurtulmuş, kendinizi hafiflemiş hissedersiniz. Hayatınıza girdiği andan itibaren her şeyin değiştiğinin farkına varırsınız. İnsanlar daha mutlu, çocuklar daha çocuk, çiçekler daha çiçek, böcekler daha böcek gelir size.O varken evde hapis olmak istemezsiniz. Bi bahane bulup kendinizi dışarı atarsınız.Tek düşünceniz anı yaşamaktır belki de. Bilmiyorum kaçınız şu an bu duyguları yaşayabiliyorsunuz ama ben bi süredir O'na derin duygular besliyorum. O kim mi ? Bahar !

     Yokluğumu ne kadar farkettiniz bilmiyorum.. Uzun süredir ne bloga yazı yazıyorum ne de yazdıklarınızı okuyabiliyorum. Twitter'da da pek aktif değilim.. Kısacası sanal alemden biraz uzak kaldım.. Biriniz de bir mail atıp da demedi ki, Bis nerdesin ?, Öldün mü kaldın mı ?, sensiz buralar çok sessiz, sen gittiğin günden beri karalar bağladık, yemeden içmeden kesildik, " AŞK " hayatın nasıl, dön bebeğim dön çaresiz başım, ayrılık böyle uzun sürmez ki vs. vs..Her şey güllük gülistanlık değil tabiki.. Az daha beni Bombacı Mülayim sanıp içeri atıyolardı. Amerikan filmlerinden beter olaylar yaşadım. Nerdeyse polis memuru bana haklarımı saymaya başlayacaktı.. Neyse konumuz bu değil tabiki.. Bugün şöyle hava da güzelken biraz çıkayım bir alışveriş yapayım, aklıma takılan şeylerden bilgi edineyim dedim hem biraz da gözlem yapar siz sevgili okurlarıma bi yazı yazarım dedim..

     Halamın sponsorluğunda ahenkle dans eden saçlarımla attım kendimi dışarı.. Allah kahretsin bir de yakışıklıyım bir de yakışıklıyım.. Ne giysem yakışıyor arkadaş.. Mükemmel miyim neyim ? İnsanların arasına karışayım biraz park bahçe gezeyim, oturup bi çay içeyim dedim.. Bi merkez nokta bulup etrafı izlemeye başladım.. Çağa çoluk gelenler mi dersiniz, hamile olup eşiyle yürüyüş yapanlar mı dersiniz, el ele dolaşan çiftler mi dersiniz ne derseniz deyin herkes dışarda.. Evde oturan yok sanki.. Hava da öyle güzel ki.. Ne sıcak ne soğuk.. Sanki insanlar o temiz havayı içlerine çekmek, güneşten alabildiklerince fazla ısı almak istiyolar.. O küçücük çocukları izlemek kadar zevkli bi şey yok.. Düşüp ağlayanlar bi yanda babasının yakasını çekenler bi yanda.. Bir iki adım atıp yere düşen bebekleri hiç söylemiyorum.. İnsan onları görünce çocuk yapası geliyo.. Allah'ın bi mesajı mıdır, yoksa beni mi sınıyo bilmiyorum.. Ne zaman böyle güzel bi çocuk görsem o sıra yanımdan güzel bi kız geçiyo.. Yani nerdeyse kıza gel seninle çocuk yapalım diyecem o derece güzel bi kız.. Ama yanlış anlaşılırım diye susuyorum. Halbuki kız kabul etse evlenebilirim.. Kız güzel sonuçta.. Bu devirde güzel kız nerdeee ? Şimdi aranızda güzelim kız seni ne yapsın diyenler olacak.. Onlara da cevabım bu devirde koca nerde ? Benim gibi kocayı bulmuş da kabul etmeyecek.. Yok canım daha neler !

     El ele gezen çifleri izlemek de ayrı bi zevk.. Tartışanlar ya da tartışmış olanlar gerçekten çok komik.. Çift dediklerim de hani gençler işte.. Yaşları en fazla 25-26 olanlar.. Erkekler bu kadar tepkisiz olamaz dedim bugün kendi kendime.. Adamda tık yok yahu.. Kız kendini paralıyo.. Saniyede kaç kelime üretti sayamadım zaten.. Bence çocuk ne dediğini anlayamadığı için tepkisiz kaldı. Bakın bu da bi tespit ! Bi de tartışmış ama hala birbirini seven hatta tartıştığı için pişman olmuşlar var. Tartışan çiftler hep yürüyolar. Çünkü oturdular, tartıştılar ve artık eve gitme vakti.. Yalnız bu tartışmadan dolayı bi soğukluk var.. El ele kol kola bi yürüyüş malesef olmuyor. Kızın suratı asık,biraz ağlamış, gözler hafif kızarmış. Erkek suçlu belli ama az suçlu, başı biraz önde ama yürürken hep kıza bakıyo.. Yürürken hiç konuşmuyolar. Halbuki biri güzel bi söz söylese o olaylar hiç yaşanmamış gibi olacak. Ama kız naz yapıyo, erkek gururuna yediremiyo.. 

     Tabii herkes tartışmıyor.. Bir de mutlu çiftler var.. Böyle yüzlerine bi gülümseme yerleşmiş. Sanki ağlayarak değil de gülerek doğmuşlar.. Kol kola girmişler küçük adımlarla ilerliyolar.. Bu yol hiç bitmesin, zaman hiç ilerlemesin der gibi bi halleri var.. İnsanın onlara baktıkça bakası geliyo.. Mutluluğun resmini çizebilir misin derseniz bu çiftlerden oluşan bi albüm yapabilirim.. Ben galiba sevdiklerimin ya da hiç tanımadığım insanların mutlu olduğunu bilmekten, belki de onların mutlu olduğunu görmekten mutlu oluyorum..

     Hani hep mutsuz olduğumuzdan bahsediyoruz ya.. Hayatımızda iyi şeyler olmadığından, istediğimiz şekilde ilerlemediğinden.. Sürekli başkalarının mutluluğuna imrenek hep onlara özenerek yaşadığımızdan.. Aslında mutluluk uzak değil.. Sadece doğru açıdan bakmıyo olabiliriz.. Doğru açı belki bi parktaki çay bardağının ince belinde, belki bi alışveriş merkezindeki kahve fincanında.. 


                 Bir İnce Ses


15 yorum:

Leah dedi ki...

Bugün benimkine yalvardım dışarı çıkalım diye. 'Ben daha yeni geldim yea' dedi çıkmadık. Sinirimden 3 saat uyumuşum, o da gelmiş yanıma kıvrılmış. Gül gibi havayı piç ettim/ettik. Yattık zıbardık.

Bir İnce Ses dedi ki...

@Leah : Ben de bugün attığın tweet'i okuyunca uyuma şekli nerden çıktı diye düşündüm :)

Milena dedi ki...

Ahh canım dostum yaa valla aklımdaydın ne zamandır laflayamadık özlemedim sanma lakin malum matematikle kafayı yemekle meşgulüm bi ara bise sorsam mı dedim oha çocuğa bi bunu yapmadığım eksik yazık deyip vazgeçtim:)
bahara da olsa aşık olduğuna sevindim:)ben bugün yine çiçeklerin böceklerin arasındaydım bahar çarpığı oldum:)
mutluluk tabi uzakta değil tabi şu parktaki kıza söyleseydin bunu mesela şu an hepimiz daha mutlu olabilirdik:)

Bir İnce Ses dedi ki...

@Milena : Bence kıza öyle bi şey söylesem tokatı yerdim :)

esved dedi ki...

Yazının başını okuyunca ahan da bisin hayatı değişmiş demiştim ki bahar yalancı baharmış! :) son cümleyi çok sevdim

Mia Wallace dedi ki...

demek ki baharda dışarı çıkıp biraz gözlem yapmak bile bahardaki aşkı bize anımsatabiliyor. haklısın valla açı meselesinde. bahar demek aşk demek diyip gidicem

cherry dedi ki...

Ben sordum, mimim noldu dedim. Prensiplerim var benim dedin.
Prensiplerini yerine getirdiysen bekliyoruz bis, mimi.

Geçen sene ben de aynı şeyleri hissetmiştim, böcekler daha böcek gelmedi yalnız, daha itici ürkütücü pislik geldi. Her görüşüm de aşama kaydediyor korkum zaten :)

Bir İnce Ses dedi ki...

@esved : Hayatımın değişmesi için illa bi Bahar mı gerek yani :)

@Mia : Yazar bu yorumunda Kasım'da aşk başkadır sözünün anlamsız olduğunu belirtmek istiyor.

cherry : Teknik olarak beni sormadın, mimi sordun :)

Şirvan dedi ki...

Burda bugün yine kar yağıyordu. Odunlar da bitmek üzere; ama bakış açımı değiştirerek yaklaşırsam olaya hala sobayı yakabilecek kadar odun var. Yani mutluyum; çünkü üşümüyorum. Mutluluk odunda ;)

NEFES dedi ki...

Aaaa msj yazmak hiç aklıma gelmedi ama hasta halimle bile her gün girdim sayfana.
Merak ediliyorsun ,unutma!
Bende dışarıdaydım dün ama senin gözlemlerin bende yoktu.
Ruhum uçmuş gitmiş sanki bahar beni yeniden güçlendirirmi dersin?
Birde yoldan geçen kızgüzel diye ne evlenmeye kalk nede çocuk yapmaya.
Kaç yaşında olduğunu bilmiyorum ama buna bir abla tavsiyesi diyebiliriz:)

pınar dedi ki...

Biscan,ben seni merak etmiştim vallayi hep dedim nerde bu çocuk ,hatta rejime bile başladım arıcaktım seni bi rejim koçum olarak bi destek ol diye:) O değilde şu kızın konuşup çocuğun dinlediği ve muhtemelen yarısını anlamadığı çifti favorim seçtim.İlişkinin özeti gibilermiş adetaa:)

Bir İnce Ses dedi ki...

@Şirvan : İşte gerçek Survivor bu ! :)

@Nefes : Sana söyleyebilecek hiç bi sözüm yok. Ne desem az kalır :) Direk gözlem yapmak için çıktım ben.. Belki sen de görmüşsündür ama dikkat etmemişsindir. Güzel kız güzel kızdır bence :p Yoldan geçen bi kızı durdurabilecek kadar cesaretli değilim ama her türlü tavsiyeye açığım :)

@pınar : Yaa bırak ya bırak.. Bensiz rejim yapıyosun sonra da vay efendim bana destek ol.. Kızlar çok fena ben bunu bilir bunu söylerim :D

Kırmızı Başlıklı Pollyanna dedi ki...

son paragrafa bayıldım :)

Bir İnce Ses dedi ki...

@Pollyanna : Ben de yazarken çok beğenmiştim :D

Adı-yokmus dedi ki...

Bence bazı insanlar gercekten mutlu olmayı istemiyorlar cünkü artık günümüzde mutsuzluk daha cok prim demek. ya da mutsuzluk değil de mutlu olmaya calısıyor gibi olmak mı demeliydim ? Yani mesele dogru acıdan bakmaktan öte dogru acıdan bakmayı/ bakabilmeyi istemek. bir de biz yenilerin pek de bilmediği aza kanaat etmeyi öğrenebilmekte. kastettiğim, elindekine sükretmeyi ve sahip olduguyla mutlu olabilmeyi basarmak. neyse cok konustum gidiyorum ben :)