Ben Kız Olsam ! (MiM)


     Gün geçmiyor ki yeni bir mim'le karşılaşmayalım... Her ne kadar Missbone yazısını sebebi bilinmeyen nedenlerden dolayı silmiş olsa da Kırmızı Başlıklı Pollyanna ile birlikte beni mim'lemişler. Bu ara blogla pek ilgilenemediğimden başka mim'leyen varsa göremedim kusura bakmayın. Mim'in konusuna gelirsek ;

     " Bir gün için karşı cinsin bedenine girseydik ancak ruhumuz ve beynimiz aynı kalsaydı ne yapardık ? "

     Bi kere ben kız olsam öyle bir günlük, tek gecelik kız olamam... Ben sizin bildiğiniz kızlardan değilim hiç kusura bakmayın...

     Ben kız olsam, her 28 günde bir karşılaşmak zorunda olduğum, önceleri regl diye yazdığım sonra biraz daha sosyetik olup pms'ye dönüştürdüğüm adet günlerimi Twitter'dan tüm takipçilerime naklen yayın yaparım. Çünkü  hepimiz de biliyoruz ki bu paylaşımı yaptığımız zaman ağrılarımız azalıyor...

     Ben kız olsam, dışarı çıkacağım zaman yeşil veya pembe renkli Adidas eşoflarımını, üstüne de beyaz t-shirt'ümü giyer, çantamı koluma, gözüme de kocaman güneş gözlüğümü takar çarşıya çıkarım.. Tüm bunları yaptıktan sonra da      " çokarikayım ! " derim...  ( Eşofman Adidas olmazsa olmaz lütfen dikkat edelim )

     Ben kız olsam, aradığım erkek tipinde çevremde gördüğüm en iyi erkek özelliklerini sıralarım... Meselaaaa... Uzun boylu, yakışıklı, kaslı, göğsü kılsız veya az kıllı, mümkünse renkli gözlü, romantik, alışverişe beraber çıkabileceğim, benim bir dediğimi iki etmeyecek, benim yanımdayken başka kızlara bakmayacak, maç ve sinema arasında bi seçim yapmak zorunda kalacak olsa arkadaşlarını elinin tersiyle itip benimle birlikte sinemaya gelmeyi tercih edecek vs vs.. Bu kadar özelliği bir arada bulamayacağımı bilsem de isterim.. Haa böyle bi erkek bulamayacağımın farkında mıyım ? Tabiki farkındayım...

     Ben kız olsam, sütyen askılarımın görünmesinden kesinlikle çekinmez, sütyen izlerimin t-shirt'ümün altından belli olmasından kesinlikle rahatsız olmazken, erkeklerin atletlerinin görünmesinden nefret eder ve bu şekilde giyinen erkeklerin mümkünse dışarı çıkmamalarını isterdim. Tarkan'ın beyaz atlet giydiği klibinde çok tatlı olduğunu da söylemiştim değil mi ?  
  
     Ben kız olsam, sevgilisi yakışıklı olan kızları X ışınlarına sahip gözlerimle en ince ayrıntısına kadar tarayıp, bulabildiğim her eksiğini başka kızların yanında bir bir söylerdim... Kıskançlıktan değil lütfen yanlış anlaşılmasın...

     Ben kız olsam, sürekli bi şeyler yiyip " su içsem yarıyor, ne yapsam da şu kilolarımdan kurtulsam " derdim. Uzun zamandır diyette olduğumu söylemiş miydim ?

     Ben kız olsam, sevgilimle tuvalete gitsem sosyal medyanın herhangi bir kolunda kesinlikle paylaşırdım. Sevgilimle tuvalete gittik, ayy allahım zart zurt bi sesler çıkarıyo ne tatlıııııı... Sanki yeni bir Mozart doğuyor ! Amacım kesinlikle sevgilisi olmayan arkadaşlarım ben sevgilimle birlikteyim ve çok eğleniyoruz. Kodum muuuu ! demek değil...

     Bi de ben kız olsam, sevgilimden ayrılırsam şu şarkıyı paylaşırdım :) |̲̅̅●̲̅̅|̲̅̅=̲̅̅|̲̅̅●̲̅̅]

*Not : Evet şimdi hakaret edebilirsiniz. Erkek mode ON ;)

Mimlenenler

Üsturupsuz Yazar
Mystery
Helin

Anne Ben Evde Kaldım !


     Günümüzün en büyük problemlerinden biri evlilik... Üniversiteyi bitirmiş 23-25 yaş arası genç kızlarımız, eğer hayatlarında bir erkek yoksa malesef ki evde kaldım psikolojisine giriyolar.. Erkekler de böyle bi durum var mı ? Tabiki hayır.. Siz hiç ben evde kaldım diyen bi erkek gördünüz mü ? Şahsen ben görmedim.. Adam ne kadar daha bekar yaşarım, günümü gün ederimin derdinde...

     Peki kızlar neden böyle bi psikolojiye girer ? Neden erkekler gibi keyfime bakayım demez ? İçlerinde bi yuva kurma, evleneyip çoluğa çocuğa karışayım duygusu mu var bilemiyorum.. Erkeklerde böyle bi duygu yok sanırım. Aileler çocukları parayı çar çur etmesin, düzenli bi hayatı olsun diye evlendirmek istiyolar. Kızlarda ki durum çok farklı.. Ortada bi mahalle baskısı var ya da bi zorunluluk.. Zamanı gelince okula gitmek gibi bi şey sanki... Bir de şöyle bi şey var.. Tanıdığım ailelerde geçen konuşmalar hep şu şekilde " Bizim oğlana bi kız bulalım... " Ailelerde hep bi erkek çocuğu evlendirme çabası var. Kız evde kalsa da olur, hiç önemli değil. Zaten anneler kızlarını bi süre evlendirmek istemiyolar. Kızlar hep küçük.. Sonra kız 30 yaşına geliyo, vay efendim bizim kız evlenemedi... 

     Sanırım artık herkes tek maaşla geçinmenin hiç de kolay olmadığının farkında... Eee bu da doğal olarak çalışan gelin adayına yönelmeye sebep oluyor.. Tabi damat adayı çok zenginse evimin kadını, çocuklarımın anası olacaksın diyebilir. Ama ben her zaman çalışan kadından yanayım. Ekonomik özgürlük diye bi şey var.. Gerçi boşanmaların %60'ı bu ekonomik özgürlükten kaynaklı ama napalım artık... Birbirini iyice tanımadan evlenenlerin acı sonu...

     Mahalle baskısı olayı kaçınılmaz bi son gibi... Ailenizde, arkadaş çevrenizdeki kızlar bir bir evlenmeye başlayınca ister istemez ben niye evlenemiyorum diye bi düşünce belirebilir. (Kesin belirir hatta yer yapar) Böyle bir düşünce beyninizin içinde kelebek gibi çırpınıp dururken rahatıma bakayım, sefamı süreyim demeniz pek de olağan bi durum değildir. Sonrasında sonuç bulduğum ilk erkekle evlilik planları yapmalıyıma çıkar. Bu konuda kızlara hak vermiyor değilim aslında.. Hatta bu konu hakkında Laliş'le yaptığımız bir söyleşide düşünecelerimi dile getirmiştim. (Bkz. Yazı) Bu bir sanal reklam uygulamasıdır :p

     Nerde kalmıştık...Heh.. Çalışan kız 1-0 önde.. Devlet işinde çalışıyorsa 2-0.. Hele öğretmense, hükmen galip... Yıllar yıllar öncesinde Tekel Fabrikası'nda çalışan kızlar evlenilecek kızlar olarak görülse de günümüzde öğretmen kızlar listenin en başında yer alıyor. Babam, ben liseye giderken mahallenin evlenecek yaştaki delikanlıları takım elbise giyer Tekel Fabrikası'nın çıkışına giderlerdi diyor. O zamanlar benim gelinim Tekel Fabrikası'nda çalışıyor demek nerdeyse benim gelinim doktor demeyle eşdeğermiş.. Öğretmen kızla kıyaslamak kimsenin haddine düşmemiş zaten.. Kıyaslayanın dişi kitlenir :p Aradan yaklaşık 40 sene geçmiş Tekel işçilerinin halini hepimiz gördük.. Öğretmen kızların yükselişi ortada...

     Evde kalmamak için önünüzdeki tek engel KPSS ! Okulu bi şekilde bitiriyosunuz zaten.. Okul bittikten sonra KPSS'ye girip atandıktan sonra hayat olabildiğince güzel... Evde kalma derdi yok :p ÖSS gerçekten de hayatınızdaki en önemli sınavlardan biri... Koca bulmanın yolu öğretmenlikten geçer :p