Ata-MA !


     Bloga yazı yazmayalı 11 gün olmuş.. Belki de ben bu yazıyı yayınlayana kadar 12 gün bile olabilir :)  Yoğunluk bi yandan yorgunluk başka bir yandan etrafımı sarmış durumda.. Eve gelince bilgisayarı bile açmak istemiyorum. Neyse detayları geçelim. Konumuz biraz ciddi.. Öğretmen atamaları !

     Bu yazıyı yaklaşık bir haftadır yazmak istiyorum ama elim bi türlü yazmaya gitmedi. Biraz önce de Twitter'dan bu fikrimi paylaşınca, gazı aldım ve yazmaya karar verdim. Emel okuyucularımı kaybetmekten korkacağımı düşünmüş ama ben yanlış anlaşılmaktan korktum. Hassas bi konu, atamayan bi çok öğretmen var. Yazacaklarım eminim ki bi çok kişinin zoruna gidecek. Aslında yazmak istemeyişimin bir nedeni de konuyla ilgili çok fazla bilgimin olmaması, her soru işaretine cevap bulamamam.  Haa şimdi kalkıp madem bilgin yok ne diye yazıyosun diyebilirsiniz ama bence yazacaklarım çok fazla bilgi gerektirmiyo...

     Atanmadaki en büyük engel KPSS olarak görülüyor. Kii KPSS tüm devlet kurumlarına giriş için malesef bi engel... Gerekli mi ? Bence kesinlikle gerekli.. Bi ayrımın olması şart.. Dört sene okuduk hala sınava giriyoruz demeyin bence.. Okumak var okumak var.. Sonuçta devlet işi bu.. Her önüne gelenin alınmaması gerek. Çalışan kazansın, neden insanların bu kadar zoruna gidiyor hiç anlamıyorum. KPSS çok aman aman bi sınav değil.. Derslerden kaldığım zaman hep isyan ederdim. Ve babam her zaman aynı şeyi söylerdi.. Oğlum dersi geçen var değil mi ? Demek ki sen yeterince çalışmamışsın.. Bu lafı duymaktan bıkıp usansam da babam malesef ki her zaman haklıydı.. KPSS'nin öğretmenlikteki yerine gelirsek, bilen çalışan kazansın. Bilmiyorum farkında mısınız ama bu sınavı geçen öğretmen oluyor. Geleceğin temelini bu kişiler atıyor.

     Belki bana çok kızacaksınız ama sorarım size, eğitim fakültesi çok zor, dersler geçilmiyo, şu dersi bilmem kaçıncı kez alıyorum diyen kaç kişi tanıyosunuz ? Ya da sınavım çok kötü geçti, boş kağıt verdim diyen birini gördünüz mü hiç ? Ya da sınavdan kötü almışım nasıl geçicem bilmiyorum cümlesinin peşinden gelen kaç aldın sorusuna, 05-10 gibi cevaplar aldınız mı ? Ben 4 senelik okul hayatım boyunca bu cevabı ya bir kere aldım ya da iki kere.. Kötü geçen sınavlardan genelde 40-50 alınıyor.. Bu benim sınavlardan aldığım en iyi nota denk geliyor.. Hayat çok garip değil mi ?

     Genelde şu muhabbet çok döner öğrenciler arasında, hele de yeni atanmış bi öğretmen görürseniz kesin söyler bunu size... " Hayat bana güzel.. Yarım gün çalışıyorum, hafta sonu tatilim var, yazın 2 ay tatil, maaş tıkır tıkır hesabıma yatıyor... "  Evet işlerine geldiği zaman öğretmenlik süper meslek... Defalarca belirtmişimdir bunu.. Hatta bi kaç kere de kızlar için en güzel mesleğin öğretmenlik olduğu post olarak yazmışımdır. Okuması kolay, işe başladıktan sonra kolay.. Zor olan tek kısım, okulu bitirmek ve atanma arasındaki zaman dilimi... Buna itiraz edebilecek kaç kişi var bilmiyorum.. Belki de ben haksızımdır ya da yanlış düşünüyorumdur...

     Bundan 2 sene önce de 5 sene öncede atanamama gibi bi sorun olduğu biliniyordu değil mi ? Yani kimse ben bilmiyodum ya da sarhoştum hatırlamıyorum diyemez.. Bu işin sonunu biliyosanız, bu kadar itiraz ve isyan etme lüksünüz yok bence.. Belki kaba bi tabir, özür diliyorum ama tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya bakacaksınız. Ki burda tecavüze uğrayan siz değilsiniz bence.. Türkiye'de her yıl binlerce yeni öğretmen mezun oluyo.. Tamam iyi mezun olsunlar da bu kadar öğretmen hangi okulda çalışacak ? Sizce Türkiye'de her sene mezun olan kişi sayısı kadar emekli olan öğretmen var mı ? Bence yoktur... Tamam bazı bölümlere gerçekten çok az atama yapılıyo bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az atama yapılan yerler var. Bi de bi konuda anlaşalım. Allah aşkına biri bana çıksın desin ki ben biyolojiyi çok seviyorum.. Kendimi biyolojiye adamak için Biyoloji öğretmenliği okudum ya da okuyorum. Benim çevremde kimse bayıldığı için biyoloji öğretmenliği okumuyo.. Puanları diğer bölümlere yetmediğinden elde kalan tek seçenek o.. İşte burda tecavüz kaçınılmaz, yapacak bi şey yok... 

     KPSS'den bilmem kaç puan aldım atanamadım.. Sen atanmayı hakettin mi peki ? Ya da onu geçtim sen öğretmen olmayı hakettin mi ? Öğretmenlik çok büyük bi meslek, her şeyin temeli öğretmenlik.. Öğretmenler çok doğru seçilmeli... Bu bi binanın çimentosu, demiri arkadaşlar. Ülkenin temeli bu... Allah'ın apaçisi kalkıp öğretmen oluyor.. Çok afedersiniz 24-25 yaşına gelmiş 4-5 tane gerizekalı kendilerini o kadar kaptırmışlar ki televizyonu, bilgisayarı geçmiş projektörden porno izliyolar. Ve bunu övünerek anlatıyolar.. Sonra da bu insanlar öğretmen oluyolar.. Çocuklarımızı, kardeşlerimizi bu düşüncede ki insanlara emanet ediyoruz ki bi şeyler öğrensinler. Bu mantaliteye sahip bi insan sizce öğrenciye ne öğretebilir ? Ne verebilir ? Ben ÖSS'den ziyade tercih yapıldıktan sonra bölüme öğrenci alınmadan önce mülakat yapılmasından yanayım... Herkes her bölümü haketmiyor.. Ya öğretmen deyince benim aklıma aklı başında insanlar geliyo.. Bazıları konuşmasını dahi bilmiyolar.. Adam kendini ifade edemiyo, bilgisi yok... Daha kendi bilmiyo, çocuğa ne öğretecek bu ? Sonra da insanlar çocuklarını dershanelere göndermek zorunda kalıyolar.. Sınavlardan başarısız olunca da bu çocuk çalışmıyo, tembel.. Belki doğru bi elde yetişmedi, belki yeterince bilgi alamadı.. Bunu düşünen kaç kişi var ?  Dört sene sonunda psikologlardan, profesörlerden bi komisyon oluşturulsa ve mezun kişiler mülakattan geçse eminim atanma sorunu ortadan kalkar..

     Biliyorum çoğunuz bana kızdı hala da kızıyo ama benim fikrim bu... Sürecin bu şekilde işlediğini biliyosunuz... İsyan etme hakkınız bence kesinlikle yok.. Size hak vermiyor değilim ama bu kadar büyütmenizi anlayamıyorum.Sürçü lisan ettiysem affola...

/BİS

17 yorum:

Erdi Karadeniz dedi ki...

Bence çok doğru bir noktaya değinmişsin. Sonuçta öğrenciyiz ve bir çok öğretmen gördük. Hala saygı ve sevgiyle andıklarımızın yanında; aradan geçen onca yıla rağmen hala nasıl öğretmen olabildiğini anlayamadıklarımız var mesela! Bana sorarsanız kpss şart; ama öğretmen seçerken kpss haricinde bir etken daha olmalı. Her önüne gelen öğretmen olamamalı.

Adsız dedi ki...

bir kaç gün önce ben de yazdım bu konuyu. kpss gerekli mi değil mi orasını bilemem. lakin herkez öğretmen olmamalı, bundan eminim. mülakat,psikolojik test,ıvır zıvır kesinlikle yapılmalı. çocuğumu,sadece kpss den yeterli puanı aldı diye öğretmen olmuş birine emanet etmek istemem. ayrıca,eğitim fakültelerine kimse isteyerek girmiyor. çevremdeki arkadaşlarıma bakarak söyledim bunu. dişçi olmak isterken sınıf öğretmenliği okudu mesela. şimdi de facebook ta, atanamadığı için demeçler veriyor. hayat çok garip.

Sadecebenemel dedi ki...

şimdi şöyle bi durum var bis bildiğim kadarıyla atama kpss de aynı notu alıyosun ama şans..yani atama kesinlikle şans işi benim bi tanıdığım mezun oldu ertesi yıl gitti erzuruma öğretmenlik yaptı..haa ama işte burda beğenmeme durumu sorunu geliyo.çoğu öğretmen ben doğuya gitmem ben doğuda görev yapmam diyo acaba başvururken bilmiyolar mı bide şöyle bi durum var atanan öğretmen atanmayana destek vermeyince nasıl bunlar ayaklanıcak.aslında herşeyin başı sendika dediğimiz avrupa ülkelerinde tıkır tıkır işleyen bizde sadece solcu yada lafta kalan bişey.bilmeyenler için sendikalı çalışansanız sizin haklarınızı tüm çalışanlar korur yani öğretmenler atanamıyomu o zaman doktorlar da sokağa çıkar gösteri yapar bizde durum bana dokunmayan yılan bin yaşasın durumu var bide yani şimdi tamam haklılar doğuya giden 15 öğretmen dağa kaçırıldı evet ama o kaçıranın evladını eğitmezsen senden sonrakide kaçırılır biz birbirimizi düşünmek yerine sadece hayıflanıyoruz işte böyle hem haklısın hem haksızsın bu ülkede doğruyu söylersin ama yapmak zordur bis ayrıca yazdığın için tebrik ederim :))

ber2ak dedi ki...

yazdıklarında bence haklı olduğun noktalar çok ama sanırım çok bilgim yok dediğin esas konu kpss nin içeriği, kendi öğretmen olmayan ama öğretmen lisesi mezunu ve çevresi öğretmenlerle sarılı olarak bende kendimi bu kavganın içerisinde görüyorum açıkçası. Bence de öğretmenler için veya diğer meslek grupları için üniversiteyi bitirme veya memuriyet gibi sınavların olması mantıklı olabilir ancak hem ingilizce hem matematik hem sınıf öğretmenlerinin aynı sınava girdikleri ve aynı soruları çözdüğünü düşünsene! kpss öyle bi sınav işte matematiği daha iyi olan ama ingilizcesi daha kötü olan bi ing öğretmenini daha iyi okullara atadıkları bi sistem var kpssde. Ama işin doğrusu bende öğretmenlik mezunlarının sabah akşam kpss atama diye sızlanmalarından rahatsızım. Devlet hangi memurunu üniversite bittikten sonra şak diye atıyor ki? Daha bilinçli tercih yapsalardı farklı meslekler seçselerdi, dediğin gibi kpss sorunu 5sene öncede vardı yani. Ama işte kolay meslek, öğretmen liselerinde ek puan var aman boşa gitmesin mantığı ile çocukları bile sevmeyen idealistlikten son derece uzak insanlar sırf okul okumak için tercih listelerine yazıp sonrada hayatlarını mızzmılanarak geçirip öğrencilerinden hayatını karartıyor. Gerçi bu dediğim olay öğretmenlik mesleği ile sınırlı değil tabi ki. Diş hekimliği mimarlık öğretmenlik muhendislik tercihlerinin alt alta sıralanabildiği garip bi ülkede ve garip bi sistemde yaşıyoruz işte.

Leah dedi ki...

Ben öğrenim dili İngilizce olan bir okulda okuyorum. Bana soracakları soruların hepsinin İngilizcesini gördüm ben. Türkçeleri hakkında zerre fikrim yok mesela. Ben napayım?

O X bölümünde okuyor. Onun alanına Y bölümü mezunlarını atıyor devlet. Puanlar deli gibi yükseliyor, 3 seneden beri Kpss'ye deliler gibi hazırlanan Y, X'in yerine atanıyor. Nerede hak hukuk? X'in girdiği bölüm 350 puanla alıyorsa ÖSS'de, Y'ninki 280le alıyor mesela.

Eğitim sistemi öyle bir sistem ki sürekli çarpıtılıyor. Sağlam bir temel üzerine oturtulmadığından insanların çıkarları doğrultusunda her sene ucundan kıyısından değiştiriliyor. Ben 14-15 yaşında LGS denen boka girdim şu an 22 yaşındayım şu geçen 7 senede eğitim sistemi o kadar değişti ki o kadar olur!

Bu arada söylemeden edemeyeceğim ben de öğretmen lisesi çıkışlı biri olarak insanlar saat 3'te okullarından çıktığında ben eğitim derslerimi görüp 5te çıkıyordum. O ek puanı sonuna kadar hak ettim. Ha ek puan alıp da mı gittin üniversiteye diye sorarsan, hayır ek puan almadım ama o liseye girmek bile geleceği garanti altına almanın bir basamağıydı benim zamanımda çünkü gerçekten 24 puan seni her türlü öğretmenliğe sokuyordu.

Eğitim sistemiyle alakalı bir yazı karalamıştım birkaç ay önce. Devlet apır sapır abidik gubidik 3-5 netle girilebilen vakıf üniversiteleri açıp 'işsizlik yooook herkes okuyooooor açıkta kimse yooooook' diye götüm götüm gezeceğine 3-5 tane okul yapıp istihdam sağlasın.

esinspiration dedi ki...

Bu tür öğretmenlikmesleğinikaralama girişimlerini, ve öğretmenliği kendine dert edenleri anlayamamakla beraber; polemiğe girmeyi kendime yakıştırmadığımdan sadece "çalışsaydın, sen de öğretmen olsaydın :)" diyorum içimden..
Evet müthiş güzel bir meslek, inanılmaz mutlu ve memnunum..İnanılmaz diyorum, çünkü çook zor.(6 aylık hamileyken okul bahçe duvarlarına sıva yaptım ben!ve bu sadece eskide kalmış ufak bir zorluk..Bir de sorumluluklar var daha mühim olan..)İşte bu da diğer mesleklerden ayıran güzelliği..Zor olsa da bırakıp gitmeyi düşünemeyeceğin duyguları tatmak.Ne yazık ki yaşamayan bilemez ve ne mutlu bana ki yaşıyorum..sevgiler..

Bir İnce Ses dedi ki...

@Erdi Karadeniz : Mülakat şart :)

@Adsız : Bir de kim olduğunu bilseydik, senin yazını da okuyabilirdik :)

@Emel : Başımıza sendikacı mı olacan sen :p

@Berrak : Dediğin gibi KPSS'nin içeriğini ve bu atama işlerinin nasıl yürüdüğü hakkında ekstra bi bilgim yok. Herkes istiyo ki armut piş ağzıma düş. Ben okulu bitirdim hadi işe başlayayım, devlet sürekli alım yapsın. Yok böyle bi dünya malesef.. Son cümlelerine tek tek katılıyorum.

@Leah : Şimdi bana sayıp, söveceksin ama eğitim dili İngilizce diye hiç boşuna kendini kenara çekme. Tercih senin, seçmeseydin. Türkçe olan bi yere gitseydin. Gerek üniversite eğitimi, gerekse üniversitenin adını istediğin gibi kullanabiliyosun. Her şeyde de kolaya kaçılmazki canım :) İngilizcesini anlıyosan Türkçe'sini de anlamış olman lazım bence :) LGS'nin son hali iyi oldu bence.. Bizim zamanımızda kötüydü.. Her şey aynı kalacak değil, değişim olmak zorunda. Bi şey daha söyleyeyim. İşsizlik yok, iş beğenmemezlik var. Hem işveren hem de çalışan biri olarak bunu net olarak söylerim sana.

@esinspiration : Yorumu defalarca okumama rağmen anlayamadım :) Şimdi ben burda öğretmenlik mesleğini karalamış,öğretmenliği kendime dert etmiş mi oldum ? Ayrıca burda çalışıp, öğretmen olması gereken ben miyim :) Hayır yani böyle bi durum varsa artık çok geç. Ben mühendis oldum, çalışıyorum :)

Eğer bu yorumu okursan lütfen cevap yaz, ne demek istediğini çok merak ettim :)

Miyuki dedi ki...

Ben sana katılıyorum, "öğretmenlik kadın mesleği olarak çok iyi" kısmısı dışında. Katılıyorum çünkü tanıdıklarım var ve hayatta hiç yorulmadan bilmem nere üniversitesinden mezun olmuşlar, şimdi de KPSS ne saçma diye ağlıyorlar. E sen hiç çalışmamışsın ki zaten hayatta hep bilmem nerenin kontenjanından ek puanından kazanmışsın. (Ek puana karşı değilim, Leah'nın dediği gibi millet 3'te çıkarken 2 saat fazladan ders gören bir grup öğrencinin ek puan alması normal, ha 24 puan fazla mıdır az mıdır orasını bilemem.) Bir de devlet kapısı madem bu kadar çok talepte biraz da zorlanmalı yorulmalı. Yemeksepetinden sipariş verirken bile çaba gösteriyorsun sonuçta, karnın kolay doymuyor. Türkiye'ye o kadar laf söylüyorlar ama misal Amerika'da öğretmen olmak için öğretmenlik lisansı denen bir şeyi almak gerekiyor. Üstelik bu lisans hem masraflı hem de hop deyince alınmıyor. Keza devlet kurumunda çalışmak da uzun uzun süreçlerle. Öte yandan, yanlış bir şey söylemek istemem ama atanamadı diye intihar edecek bir psikolojideki bir insanın öğretmen olması bence doğru değil. Hayat kolay değil ama her zorlukta ölelim o zaman denilip kaçılacak bir şey de değil. Hiçbir eğitim kurumunu aşağılamak istemiyorum ama şimdi de şöyle bir gerçek var, 4.00 ortalamayla çok iyi bir üniversiteden mezun öğretmen de var, 2.00 ortalamayla zar zor mezun olan da var.

francesca mckennitt dedi ki...

Bence de bir sınav olmalı ama KPSS gibi bir sınav değil. Atıyorum matematik öğretmeniyse sosyal bilgiler için bu kadar uğraşmak zorunda olmamalılar. Ve dediğin gibi mülakat türevi bir şey olmalı. Ben kimya mühendisliği okuyorum, eğitimimde/psikolojimde bir problem olursa en fazla yanlış process uygularım, en fazla fabrika biraz zarara girer.. Ama öğretmenin eğitiminde / psikolojisinde bir sorun varsa, öğrencisinin hayatını tamamıyla etkiliyor çünkü o dönemde yaşanan şeyler hiç unutulmuyor.

Bir İnce Ses dedi ki...

@Mayk : Yorumlarda Like butonu şart oldu :)

@Francesca : Meclise yasa tasarısı hazırlamam şart oldu. Halk bana destek :)

Mystery dedi ki...

şimdi temelde doğru mantık yürütmüşsün ama bilgi eksikliğinden bazı yanlış tespitlerin olmuş.

mesela, teknik eğitim fakültesi denen bi şey var bu hayatta ve ben bölümümde yıllardır 1-2 ders yüzünden mezun olamayan insanlar ya da elektronik bi dersin finalinden sınıfın %90ının 5 ve 10 puan aldığını biliyorum. ben de 10alanlardan biriyim hatta. yani her eğitim fakültesi bir değil. buna bi açıklık getirelim :D

kpss tabii ki olmak zorunda çünkü bu kadar öğretmeni nereye sığdırıcaklar. ama bu kadar öğretmene o kadarcık kadro da tamamıyla devletin istihdam sorunu. ataması olmayan bölümlerin hala öğrenci alması vs. sonucunda kpss şart, bunu cümle alem bilmeli. ama bu şart olan sınav sayısalcı adamı tarih öğrenmeye zorlamamalı bence. meslek bazında bi sınav olsa bi allahın kulu buna itiraz edemez, etmemeli. ama bana 24yaşımda tarih - coğrafya öğretmeye kalkarlarsa kusuruma bakmasınlar ben küfürü basarım :D

kpss zor bir sınav değil tabii ki ama baraj puanları ya da insanın içinde bulunduğu psikoloji biraz olayı sıkıntılı hale getiriyo.

sonuç olarak tespit mantıklı ama ufak yanlışlıklarla :D

Mystery Ankara'dan bildirdi :D

Leah dedi ki...

Olm biz İngilizce düşünebilen insanlarız sen ne diyon yeaaaaaaaaa :D

Ayrıca seçmeseydin falan gibi abuk bi yorum yapman hiç hoş olmamış. Sen üniversiteye girdiğinde 5 sene sonra ne yapacağını net olarak biliyor muydun? Her bölümün alternatifleri vardır, öğretmenlik de bunlardan biri mesela benim için. Seçmeseydin ne demek? İngilizce öğrenim veren tek okul bizimki değil ki. İngilizce öğrenim gören herkes öğretmenlik dışı bir meslek seçmek zorunda değil ki. Eğitim fakültesinden mezun olan kaç arkadaşım MEB'te çalışıyor benim şu an. Sözde Boğaziçi mezunları ama Hacettepe, İstanbul gibi üniversiteler kpss'de Boğaziçi'ne koyuyorlar. Neden? Türkçe öğrenim gördükleri için. İngilizce öğrenim görenler beni daha iyi anlayacaklardır, bir şeyi İngilizce öğrendiğin zaman onu Türkçe'ye çevirmek inanılmaz kasıyor. Zor yani. Bunun kolaya kaçmakla alakası yok. Biz zaten zoru başarmaya çalışıyoruz bunun neresi kolaya kaçmak?

Bir İnce Ses dedi ki...

@Mystery : Bakın işte KPSS'ye girecek olan bir öğretmen adayı ve tamamen olmasa da bana hak veriyor. Yaa işte tarafsız yorum, tarafsız yayın işte bu.. That is in yani.. O derece :)

BİS' Türkiye sınırları içerisinden bildirdi :)

@Leah : Bak zaten senden son günlerde korkmaya başladım üstüme gelme :) Biraz Mystery'i örnek al :p Yaa bi de şu var tamam dersleri ingilizce görüyosun ama sonuç olarak girdiğin sınavda matematik, türkçe, sosyal falan var. Bi matematik dersini ingilize olarak görmen neyi ne kadar değiştirebilir mesela ? Senin bölümün için bi şey diyemem içeriğini bilmiyorum. Ama öğretmen olacak kişinin de biraz genel kültür bilgisinin olması gerekiyo bence.. Alanı olsun olmasın azdan çoktan bişiler bilmeli diye düşünüyorum. Mesela geçen TV'de gördüm. Adam bir yılda kaç hafta var onu bilemiyor. Ki bu çok basit bi örnek..

Her ne desem de senle anlaşamıcaz ama napalım artık kısmet mısmet :)

kpsszede dedi ki...

bazı yerlerde doğru söylüyor olmana rağmen hakeden atanıyor,çalışıyor demen beni ne kdr şaşırttı tahmin et bakalım...edemezsin...
acaba senin hakettiği için atandığını söylediğin kim?
derse girerken ''benim gerizekalılar beni bekler'' deyip sınıfa yönelen öğretmen bozuntusu mu?gerizekalı diye kime dediğini de tahmin et...
''bu paraya bu iş yapılır mı lan,bilseydim elin sümüklü ..çleriyle bu kdr uğraşmak zorunda kalacağımı,başka meslek seçerdim'' diyen çok muhterem hocamız mı?
bunları kendi gözümle görmesem ,bu ülkenin geleceğinin emanet edildiği insanların çoğunun bu şerefi haketmediğine bizzat şahit olmasam,bunu yazmazdım.
gündüz bunları görüp,gece ücretli çalıştığım okulumdan ayrılınca uzak kalacağım öğrencilerimi düşünüp sabahlara kdr ağlayan bendim ama benim kıyamadığım meleklerime gerizekalı,..ç diyen adamlar atandı,ben atanamadım...
eğitim bilimlerinden en fazla 40 net yaptığı halde,matemetiği iyi diye atanan onlar...25 yerine 20 matematik neti yapabildiğim için,eğitimden yaptığım 100 net gözardı edilen ve 90 puan alamayınca atanamayan benim,sanıyorum biraz şikayet etme hakkına sahibim...
ayrıca 21 puanla rehber öğretmen,45 puanla okul öncesi öğretmeni olarak atanan çok sevgili!!! meslektaşlarımla da aramda sanıyorum biraz fark vardır...

Mia Wallace dedi ki...

bu yazıdan önce "kpss'ye ne gerek var yaa" derken okuduktan sonra mantıklı buldum valla

Milena dedi ki...

Var ya okurken içim şişti resmen:)bizim zamanımızdayla başlayan cümleler kurmak zorunda kalıcam ama ben sizi pek anlamıyorum..31 yaşındayım.Biz öss-öys dönemi çocukları öğretmenliği prestijli bir meslek olarak görmezdik yazmak istemezdik varsa yoksa özel sektördü o zamanlar..çok önemli bir iş hatta en önemli meslek belki katılıyorum ama kimse istemezdi işte.Aklımızın köşesinden geçmezdi çünkü formasyon alan bişey olamazsa öğretmen oluyordu yani o derece ..Kpss özel sektör çöküp herkes öğretmen olmaya başladıktan sonra başladı kısaca sizler bizim ve önceki dönemlerdeki sorumsuzluğun bedelini ödüyorsunuz, ama mademki o çocuklar atanamayacak anca aşırı yüksek puanlar alanların şansı olacak ne diye eğitim fakülteleri bunca mezun veriyor?bende burada kaldım..
ps:Leahıma hak veririrm sonuna dek ingilizce düşünen türkçeye çeviremez.Bence ingilizce bir sınav hazırlasınlar bu gençleri kaçırmak anlamsız..

GeCe dedi ki...

Yazının birçok yerine katılıyorum ancak sorun bence ülkemizdeki sınav sistemlerinde kpss ve üniversiteye giriş sınavları da dahil adayın o bölüme /işe yeterliliğini tam ölçen doğru yöntemler değil. Bu durumda çok saçma yerleştirmeler de olabiliyor. Keşke herkes potansiyel taramasından geçse, doğru mesleklere yönlendirilse ve sevdiği işi yapsa. Tabi milyonlarca insanı da değerlendirmek çok zor, neticesinde bir kısır döngü içinde yaşıyoruz.