Kaybolanlar Kulubü !

    
     Yıllardan 2011, aylardan Nisan, takvimler ayın 2. gününü gösterir... İnce'nin İstanbul'dan arkadaşı gelmiştir... Saatler 21.06'yı gösterirken İnce'ye mesaj gelir ve dışarı çıkmaya karar verirler... Şehirden uzak kafalarını dinleyebilecekleri, dertleşebilecekleri bi yere giderler... Arabadan temiz hava almak için çıkar ve yürürler... 10 dk. yürüdükten sonra hafif hafif yağmur atıştırmaya başlar... Arabaya dönerler ve gök delinmişcesine yağmur yağar... Saatlerce o arabanın içinde konuşur dururlar... Kah güler, kah hüzünlenirler... Saatin yelkovanı her hareket ettiğinde İnce kendi içinde biraz daha derinlere iner... Bir yandan arkadaşını dinlerken bir yandan iç sesiyle kavga eder... Kendine kızar aslında iç ses bahanedir... Geçmişi gözünün önünden bir film gibi geçmez... Her film karesi içine içine işler, oturduğu koltuk artık O'na batmaya başlar... İçine düştüğü çember aklına gelir... Nereye gitse,  nereye dönse o çemberin içinde sıkışıp kalmıştır.. Ve o çember öyle bi çember olmuştur ki artık, İnce her çıkmak istediğinde daha da küçülmüştür... İnce'yi oraya hapsetmiştir... İnce artık pes etmiştir.. Hayatı oluruna bırakmıştır... Aradan geçen saatler boyunca en çok liseyi düşünmüştür... 

     Alnına kravatını bağlayıp, nefesi kesilinceye kadar top peşinde koşturup, aynı günün akşamı sınıftaki en arka sıraya geçip arkadaşıyla hayal kurduğu günler gelmiştir aklına... İlk seneden üniversiteyi kazanmıştır.. Ne hikmetse lisede en çok sevdiği arkadaşlarıyla aynı şehirdedir.. Hep beraber eve çıkarlar... Mükemmel bi üniversite hayatı yaşarlar... Hayal kurarak her seferinde kendilerini gazlarlar... Her yeni hayal kuruşlarında oturmuş temel hayallerini dekore ederler... Yüzlerinden gülücük hiç eksik olmaz... Sınav dönemi gelir... 30 kişilik sınıftan 3-4 kişi tercih yapar, diğerleri daha iyi yerlere gitmek için tercihi umursamaz bile... Ertesi sene olur... İnce ne yaptığını bilmez şekilde sınava çalışır. Sınav sonucu açıklanır... Tıplar, mühendislikler, eczacılıklar havada uçuşur... İnce'nin puanı düşük gelmiştir.. Bu sene de tercih yapmayacağım der... Diğer arkadaşları tercih yapar.. İstanbul, İzmir, Ankara vs.. İnce tercihlerin son günü dersaneye gider, Kasım Hoca'sını görür, durumu anlatır. Kasım Hoca seni harcamam der eve gönderir. Fakat İnce sinirine hakim olamaz, yenik düşer. Son saatlerde internetten 6 tercih yapar... Ve yaptığı tercihin kesinlikle geleceğini bilir. Çünkü son tercihi kendi sıralamasının 25000 altındadır... 

     Tercihler açıklanır.. İnce'nin arkadaşları Türkiye'nin dört bir yanına dağılmış, herkes farklı bir ile gitmiştir.. Evet İnce bileklerini kesmeyi başarmış, son tercihi gelmiştir.. Tek artısı üniversitenin 1.5 saat mesafede olması hafta sonları evine gelebilmesidir.. Ne şehrin ne üniversitenin İnce'ye tek bir katkısı yoktur.. Üniversite 2.sınıfta okulu bırakıcam demiş ama kafasında ne idiğü belirsiz bi hesap yapmış vazgeçmiştir. Bir sene okuduğu hazırlık, ilk sene aldığı puanla buraya yerleşebilmesine karşın beklemesi, İnce için kayıp 2 sene olmuştur.. Zaman geçtikçe İnce sınıfındaki insanları daha iyi tanımaya başlamıştır.. Ve yavaş yavaş bölümden kendini çekmiştir. Zorla gelir gider, fazla kimseyle takılmaz... Yurttan dışarı pek çıkmaz.. Çünkü dışarda istediği gibi bi yer yoktur.. Ders de çalışmaz.. Çünkü çalışmak istemez.. Gereğinden fazla sıkılıyodur.. Arkadaşlarını arar konuşur çoğu zaman... Sınav dönemi herkes harıl harıl çalışırken İnce bilgisayarda oyun oynar... Sınıftaki arkadaşları ders çalışıp mola verdikleri zaman İnce'nin odasına gelirler, İnce çalışıyorsa engellemek için... Ama İnce çalışmıyordur.. Sınav sonuçları açıklandığı zaman harıl harıl çalışanlarla aynı notu alır, herkes şok olur... İnce sınıftakilerden farklıdır, onlardan farklı düşünür... Herkes İnce'ye güler yüzlüdür... Ama İnce hepsinin ne olduğunu bilir.. Sınıfın % 80'nin nasıl İnce'den nefret ettiğini sadece İnce bilir... İnce artık her şeyin farkındadır.. Yurt odası artık O'nun zindanı olmuştur. Anahtar deliğinden dışarıyı görebilmektedir... Anahtar deliği ise artık İnternettir !

     İnce bu şekilde yaşayıp gitmiştir... Okulu uzamıştır... Çünkü hiç bişey umrunda değildir... Çok hata yapmıştır.. Çok pişman olmuştur... Arkadaşı 4. sınıfta dersleri çok çok iyiyken okulu bırakmış, tekrar sınava girmiştir. İnce'ye de teklif etmiş ama İnce kabul etmemiştir.. Okuduğu bölüm umrunda olmayıp, başka bi alandan yüksek lisans yapmaya karar vermiştir.. Sınava girip iyi bi puan almıştır... Ama Ankara'da ki dayısı gelip aklına girmiştir. Olması düşük bi ihtimal de olsa çok çok iyi bi iş teklifi sunmuştur... Ve İnce artık çok büyük bi ikilemin içine girmiştir... Kaybettiği hayatı tekrar yaşamak için yeni bir üniversitede yüksek lisans yapmak mı, yoksa okulu en kısa sürede bitirip işe başlamak mı ?  İnce karar veremez, ihtimaller üzerinden hareket eder...

     Arabadan inmeden önce İnce ve arkadaşının ortak görüşü hayatın İnce'yi kaybettiği, İnce'nin göte geldiğidir !

     Her zaman diyorum beni örnek alın... Ama bu benim yaptığımı yapın demek değil... Hani derler ya dediğimi yap, yaptığımı yapma diye.. Benim yaptığımı yapmayın... Sınava girenler oldu, tercih yapacaklar var.. İyi düşünün taşının... Pişman olmayın... Bi kere boka batınca çıkamıyosunuz... Her şeyi zamanında yaşayın.. Keyfinize bakın... Hayatın içinde kaybolmayın...

   

37 yorum:

Leah dedi ki...

olm bu hısım akrabalar sonradan lafını ediyorlar ya benim sayemde bi yerlere geldin gibi, bi de buna üzülme sonra? iyi düşün taşın. artılar eksiler bi yazılsın ona göre kararlar verilsin.

Bir İnce Ses dedi ki...

@Leah : Yok ya dayım öyle bişe yapmaz.. Şimdiye kadar çok kişiyi işe soktu ben daha bi gün lafını ettiğini duymadım.. Ki ben yiğeniyim

negzel dedi ki...

Hayat hakkaten parmağının ucunda oynatıyor bizi. Tavsiyelerin çok doğru ama senin için de çok geç olduğunu sanmıyorum,(sanırım 20li yaşların başındasın), iyi bir kararla istediğin şekilde yön verebilirsin hayatına....

Laliş dedi ki...

Ah be yavrum kim istediği bölüme girip mezun olmuş ki. Bak ben buralara kadar geldim istediğim bölüm hakkında eğitim alayım diye. İstersen her şey seninle olur yani. İş hayatına atılmaya hazır mısın bir de onu düşün iyice.

Bir İnce Ses dedi ki...

@negzel : 22,8 yaşındayım :) İşte karar aşaması beni benden alıyo zaten :)

@Laliş : Değilim kesinlikle değilim.. Ben hala genç olamadım... Ama öyle bi iş de kaçmaz yanii.. Lanet olasıca pislik iş, çok pis yakaladı beni :)

negzel dedi ki...

İçinden ne geliyo mesela? Bu karar konusunda yani?

Bir İnce Ses dedi ki...

@negzel : Eğer iş olursa kaçırmak istemiyorum.. Ama ben gençliğimi de yaşayamadım. İçimde bi çocuk kaldı.. Puanımı yükseltmek için ayın 24'ünde tekrar Ales'e gircem.. Ama aklımı toplayamıyorum

Kiyiya Vuranlar dedi ki...

Canim gercekten bir hayat dersi olmus yazdiklarin, ama olan olmus, hepimiz ayni hatalari yaptik, hayat bir sekilde devam ediyor. Yani dogustan yetenekli degilsen veya daha kucukken ben doktor olacagim gibi belirledigin bir hedefin yoksa yani benim gibi ortalamalarda oldugunu dusunuyorsan, diyecegim su: su akar yolunu bulur. Ben de puanim iyi olmasina ragmen okulun adina guvenip yapmayacagim bir meslegi tercih etmistim. Mezun olunca bir kez bile kendi isimi yapmadim. Simdi ise bambaska ve cok alakasiz bir alandayim. Diyecegim su: mesleki egitim, universite de bir yere kadar, onemli olan hangi meslekte calismak istedigine kadar verip, o alanlarda is pesinde kosmak. Mezun oldugun okul bir yere kadar, esas is tecrubesi ariyorlar sonraki yillarinda, baslangic icin ise tanidigin var ise sanslisin, Bir ince ses, zamanin var iken iyi dusun tasin, ama sunu da unutma hicbir zaman hicbir sey icin gec degildir, yasaman gerekeni iyi kotu tercih edip yasayacaksin. Bu arada aldigin kararlarda bizi de habersiz birakma.

negzel dedi ki...

Eğer çalışmaya ihtiyacın yoksa, işi değil de eğitimi düşünmek seni daha çok heyecanlandırıyorsa, işi erteleyebilirsin. Önünde zaten çalışarak geçireceğin onlarca yıl olacak. İnsan bir kere çalışmaya başladı mı bırak bölüm vs değiştirmeyi master yapmak bile çok zor geliyor. Ben de bundan tam 10 yıl önce üniversiteden mezun olduğumda hele bir çalışmaya başlıyım kesin master yüksek yapıcam derdim. Noldu? Yalan oldu tabii, belki de benim tembelliğimden, belki Antalya'daki üniversitede istediğim bölüm olmamasından. Sonuç olarak, eninde sonunda çalışacaksın zaten ama 22.8 yaş hiç de geç değil tercihlerini değiştirmen için bence.

Bir İnce Ses dedi ki...

@Kıyıya Vuranlar : Ben de herkese hiç bi zaman için geç değildir derim ama terzi kendi söküğünü dikemiyo işte.. Sanki çok kısıtlı bi zamanım varmış gibi geliyo :) Kararımı vermem için her türlü mezun olmam gerekiyo.. En erken 2012'nin ilk günlerinde açıklarım :)

@negzel : Eğitimi seçmemin iki artısı var. Yapmak istediğim meslek hakkında biraz daha bilgi almak, kaybettiğim gençliğimi tekrar bulmak.. Ama iş kafamı çok karıştırdı. Ahh dayı ahh :)

negzel dedi ki...

hayırlısı olsun o zaman kardiş:) karışmasın kafan çok:)

Bir İnce Ses dedi ki...

@negzel : Bi süre sonra karışacak bi kafam kalmayacak galiba :D

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

Bence yüksek lisans yapmalısın, iş hayatı bi şekilde geliyo, belki istediğin öğrenciliği yüksekte yaşarsın. Hepimiz istediğimiz bölümdeyiz de bi sen değilsin:D
Ben bölümü geçtim burdaki her şeyden nefret ediyorum ama yapabileceğim hiç bişe yok :(
Neye karar verirsen iyi olur inşallah :)

Bir İnce Ses dedi ki...

@funda : Ben sana Kayseri'nin kıymetini bil diyosam bil işte... Burdan kendine hakaret ettirme :)

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

Gel de sen bil kıymetini sokaktaki amcalardan azar yiyorum be :D

Bir İnce Ses dedi ki...

@funda : Ben burda sokakta yürümek için çaba gösteriyorum. İnsanların arasından kuğu gibi kıvrılıyorum :) Tan Sağtürk ölümü öp gel ortak olalım, sende ki bu yetenek çürüyüp gitmesin dedi :p

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

sakıncası yoksa şehir ismi alabilir miyim :D

Bir İnce Ses dedi ki...

@funda : Klavyemden o şehrin harflerini söktüm yazamıyorum :p :)

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

sakıncası var yani peki :D
belki afyondur belki yozgat :D
ama inan Kayseri şükredilecek bi yer değil :)
ki mezun olamamıs, mezun olacağı da belirsiz bi durumdayken:)

Bir İnce Ses dedi ki...

@funda : Kayseri'de arkadaşlarınla gidip oturabileceğin çok güzel yerler var. Kafeler, kahveden bozma değil mesela.. Kafenin, kahveden tek farkı kızlarla girebiliyo olman değil.. Kafe çalışanı gelip ne içeceksinizden önce ne oynayacaksınız demiyo :D Eee hepsi böyle değil tabiki ama çoğu böyle malesef.. O yüzden haline şükret :D

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

çok güzel kafeler var 2 tane camdan tramvay manzaralı:D
Bi kaç tane de kafemsi yer :D
İnsanların yiyecek gibi baktığı, hayvan tecavüzünün yüksek olduğu bir şehir.
Tamam söz şükretcem :D

Bir İnce Ses dedi ki...

@funda : Sen buraya gel yiyecek gibi bakmayı bırak, yenmeden eve gelirsen öp başına koy :D

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

vayyy bee nerde yaşadığını çok merak ettim çatlıycam iyi madem kelimeler tükendi :D

Bir İnce Ses dedi ki...

@funda : Ben Kayseri'yi de gördüm, Ankara'yı da... Ankara'da büyüyen biri için Kayseri elbetteki güzel gelmeyecek. Ama ben lanet olsun ki burayı da gördüm :) Ben Kayseri burdan iyidir diyosam boşa demiyorum :)

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

Haklısın bi arkadaşım Kayseri de kalmayı düşündüğünü söyleyince çok kötü bakmıstım, sen de Elazığdan gelsen sen de kalırdın demişti.
Öyle diyosan öyledir, ama bu kadar zaman geçmiş kurtuluyosun sen de şükret :)

Bir İnce Ses dedi ki...

@funda : Diplomayı alırsam kurban kesecem :)

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

tamam haber ver de biz de sebeplenelim :D
sıkma canını her şey olacağına varır:)
iyi geceler anayasa hukukuma dönüyorum :)

Bir İnce Ses dedi ki...

@funda : Gece gece anayasa mı olur yat boşver :p

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

son bi tekrardan sonra yatıcam seni örnek almıyorum :D

Bir İnce Ses dedi ki...

@funda : En güzelini yapıyosun :)

vєssєℓαм dedi ki...

Yazını Cok Begendım İnce :)

Azimine, Hırsına Bayıldım Yani Umudunu Yitirsende Bir Yere Gelmişin O Güzel :)

Tercihlerr Uff Adamı Öldürür İstediğin Gibi Gitmez :s

Ama Düzelmesine Sevındım Adına Yaa..

pınar dedi ki...

Okumaktan zevk almadığın bir bölümle ilgili işi nasıl yapıcaksın.)Bence ne yapmak istiyosan onunla ilgili olanı tercih et. Sonra sevmediğin bi sürü şeye katlanmak zorunda kalıyosun.Bi düzen otutturmuş oluyosun sıyıramıyosun kendini bidaha ki hayallerine dönesin.Tamam büyük fırsat gelmiş önüne de kime göre topluma göre mi senin hayatına, yapmak istedilerine göre mi..

Miyuki dedi ki...

ikisini bir arada yapamaz mısın? yl yaparken çalışan çok

Bir İnce Ses dedi ki...

@vesselam : Bi yere geldiğim yok ya.. Her hangi bi yere gelmedim daha :) Bi de düzelen ne oldu ben onu anlamadım :)

@pınar : İstediğim mesleği elde etmem için de aslında bu bölümü bitirmem gerek.. Bunu temel olarak kullanabilirim. Fırsat hem bana göre hem çevreme göre gerçekten iyi..

@Miyuki : Yaa ikisi bir arada zor olur. Çünkü tüm gün çalışcam, ancak devam zorunluluğu olmazsa öyle bişe olabilir.

vєssєℓαм dedi ki...

Yanii okulunnn bölümünnn vs o anlamda :) hırs ve düzen.. bi yere gelmedinn amaa gelme aşamasında sayılırsın her an herşey olabilir unutma :)

amak-ı hayal dedi ki...

Öff bu ne depresiflik yaa!

Görende silah zorundasın sanır..

Deli ettin beni.

Şükret lan haline :D

Bir İnce Ses dedi ki...

@amak-ı hayal : Sen deli olmuşun, ben bişe yapmadım :)