O Film de Ya Ben !

     
     Bugün böyle bi mutluyum bi mutluyum anlatamam... Bir ay önce beyaz perdeye çıkan ve benim gitmek için can attığım filme gittim. Daha doğrusu gittirildim :) Arada sırada bazı isyan yazılarımda bahsetmiştim zaten hangi film olduğunu... 

     " Aşk Tesadüfleri Sever " !

     Film vizyona gireli tam bir ay oldu, gerçi buraya 2 haftadır geldi. Tatil döneminde erkek arkadaşlarımla gidemediğim için çok üzülmüştüm. Gidebilecek bi sevgilim bi kız arkadaşım da olmadığı için anca gidenlerin yorumlarını okudum. Filmin gelmesini dört gözle bekleyen ben filme gidememenin üzüntüsünü bi ay boyunca yaşadım... Taa ki düne kadar !

     Üniversitede fazla arkadaşım yok.. Yani var da arkadaş var arkadaş var işte... Saysan bir elin parmakları kadar falan... Dünde dersten çıkmışım yurda doğru ilerlemek üzereyim.. Arkadaşımın sevgilisini aldık kütüphaneden okuldan çıktık tam ayrılıyoruz. Kız tutturdu İnce ilaa sen de gel... Ben söylemiştim ona güzel film mutlaka gidin diye.. Benim de gidemediğimi biliyo... Ama onlar beraber gitsin istiyorum.. Yok yok siz gidin diyorum.. Hala ısrar ediyo gel diye.. Ben yahu yok gidin diyorum ama siz onu benden sorun.. Her yok dedikçe sanki içim parçalanıyo :) Sonra tabi ısrarlara dayanamadım daha fazla bi baktım aa sinemadayım :p

     Film başından belli ediyo güzel olduğunu zaten.. Harika bi filmdi. Gitmeyen varsa gitsin, gerçekten pişman olur gitmediğine... Filmin gösterimden kalkmasına doğru tekrar gitcem ben doyamadım :) Filmi izlerken kendimden bişiler buluyorum böyle. Çok acayip bi duygu... Benimde aynı bisikletten vardı. İnsan böyle kendinden bi eşyayı görünce  mutlu oluyo :) O da evin tek çocuğu. O da şarkı söyleyip sesini kasete kaydediyo. ( Benim kasetlerim de hala durur ) Sonra çocuk hastaneye gidince doktor rtim bozukluğu var dedi... Dedim tamam olum İnce doğru yerdesin, hikaye seni anlatıyo :) Ben de ki rtim bozukluğu lisede farkedildi.. O günden beri eskisi gibi futbol oynayamıyorum. Bi adamın peşinden sahayı dolanan ben bi gidip gelince tıkanıyorum.. Haa bu arada ben de ilaç içmiyorum, yaşasın özgürlük ! :) Tek fark benim çocukluk aşkım olmamıştı :D

     Film ilerliyo adamın evini gösteriyo.. Tam benim hayallerimdeki gibi. Arkadaşımın sevgilisi de o sıra dönüp " tam senin istediğin gibi ev dimi ? " deyince filme kapılmadığımın farkına vardım. Yaş olmuş 34 adam hala bekar, çalışıyo iş güç falan... Benim geleceğim ya aynısı...  Bi de o yaşlarda öldüm mü tamam işte :)

     Hiç bi filmde bu kadar ağlamamıştım ya.. O nası bi filmdi... Çocuk düşüyo bayılıyo ben ağlıyorum, babasıyla tartışıyo ben ağlıyorum, babası kasete konuşuyo her cümlesi içimi parçalıyo, hastaneye düşüyolar ağlıyorum, kız ölüyo annesinin halini görüyorum ağlıyorum... Filmin son yarım saati sürekli ağladım.. Bi de iki de bi sormuyolar mı İnce ağlıyo musun diye.. Ağlıyoruz işte sormayın alla alla.. Çocuk öyle yere yıkılınca içimden bi gün acaba ben de mi diye düşündüm... Yine ağladım :) Oscar'lık film yeminle bak... O babasının kasete kaydettiği sözleri içime öyle bi işledi öyle bi işledi anlatamam ya.. Aklıma çok şey geldi ama bi şey daha fazla geldi... 

     Hani bi aşk hikayesi yazmıştım ya.. Son yazdığım hikayede bişe gizledim. Bkz. Vol 4 Ama hikayeye o kadar kapıldınız ki kimse ne dediğimi fark edemedi... Kimse anlamadı.. Belki şimdi tekrar okuyacaksınız yazıyı anlamak için... Muhtemelen anlamayacaksınız :) Evet size anlatmadığım bişey var... 

     Hani böyle birini özlersiniz... Hani belki facebook'u vardır... Resmi değişmiştir uzun zaman sonra... Görmek istersiniz ya hani tıklarsınız resim açılsın diye.. Resim küçüktür iyice yakından görmek istersiniz.. Hani tıklarsınız, tıklarsınız o resmin açılmayacağını bile bile... Ama tıklarsınız... Belki de hiç usanmadan... İşte öyle bişey !

     *Not : Beni sinemaya götüren arkadaşlarıma burdan teşekkür ediyorum. Kimsesiz bi çocuğun elinden tutup gezdirirsiniz ya, öyle bişey işte :)

8 yorum:

Mystery dedi ki...

ağlıyodum len okurken :) ben o başroldeki kızı hiç sevmediğim için o filme asla gitmem. ama belki çook sonra internetten izlerim. bu ara aşk filmi kaldıramıcak haldeyim zaten :)

o bahsettiğin duyguyu da çok iyi biliyorum. mayyak gibi tıkla dur sanki 10 tıklamadan sonra açılcak di mi :) zor zor, hayat çok zor :)

Asli :) dedi ki...

Dedin ya bende ritim bozukluğu var diye, ben bu blogu her zaman okurum şimdi.
Takıntı çünkü bu, hastalığı olanları daha bir çok seviyorum, daha bir insan gözüyle bakıyorum :)
Ah ah film çok güzeldi,
benim saçlarımda Belçim gibi, onu gördükten sonra düzleştirmeyi bıraktım,saldım saçları :D Demek Mehmet'ler böyle seviyo :D

Larien dedi ki...

bütün ritm bozukluğu olanlar toplanmış haha :D ya öyle bir anlattın ki çatlamak üzereyim şimdi, bulduğum ilk fırsatta gidicem, ay ama ölen var, tamam ben kesin komalık olana kadar ağlarım :D

Bir İnce Ses dedi ki...

@Mystery : Sen hiç ağlama ! ( Film repliği :p ) :)

@Aslı : Yaa benim hastalığım onun ki kadar kötü değil. Bana acıyıp hasta muamelesi yapmayın :)

@Larien : Hadi benim gidememe sebebim var. Sen bir kız olarak bu zamana kadar gitmediysen büyük kayıp koş git çabuk :)

LieLLa dedi ki...

Aay ben hiç ağlamadım valla.
İncir Reçeli daha fenaydı, keşke ona gitseydin Yiidim.

Özlemişim yeaa blog okumayııı!

Bir İnce Ses dedi ki...

@LieLLa : Ben duygusal bi insanım o ağlanacak bi film ! :p

ed dedi ki...

cok kiskaniyorum ya böyle gidenleri.nete düsse indirip izlicem ama daha cok yenii:(
herkes cok metetti valla aglamayan aglamis falan hehehe:D

Bir İnce Ses dedi ki...

@ed : Bi üç dört ay daha sabret :)