İnce Ses İkilemde !

     
     Büyümek zor zanaat... Küçükken ohh rahat... Para kazanma derdi yok, sevgili derdi yok, yarın ne giysem acaba diye düşünmek yok, acaba kilo mu aldım diyet mi yapsam demek yok.. Yok yok yok ! Okula git, eve gel, git dışarda oyun oyna, dışarda oynamıyosan evde bilgisayardan oyna, annen zaten ne bulursa tıkar ağzına aç kalma sorunun yok... Okul da zaten herkes aynı elbiseyi giyiyo... O sıralar aklın fikrin oyun zaten sevgili olayı aklında yok...

     Fakat büyümeye başlayınca hayat kişinin üstüne bazı sorumluluklar yüklemeye başlıyo. Bu güzel bişey elbetteki... Hayata tutunmayı öğrenmek gerekiyo.. Paçasından yakalamalı... Yerlerde sürünsen de üstün başın param parça olsa da bırakmamalı... Beni öldürmeyen acı bana güç verir parolasıyla yola çıkmalı insan... 

     Az çok biliyosunuz işte beni... Hani bilmiyosanızda açın okuyun x tane post yazdık oraya... Okulu şu an için yarım dönem uzatmış insan evladıyım... Seneye bu zamanlar makine mühendisi yada ona benzer bişi yazan bi diploma verecekler bana.. Ee napayım ben bunu rulo yapıp.. Töbee töbee yaaaa !!! Vakti zamanında her şeyi iyi tartıp düşünemedik. Sayısal iyi dedik, güzel meslekler var dedik seçtik... Neyse bi hata ettik bu üniversiteye de geldik... Hadi bi bok daha yedik, birinci sınıfın sonunda ben üniversiteyi bırakacam diyip bırakmadık. Götümüzdeki kıllara kadar ağartarak dördüncü sınıfa geldik... Ee geldik de ne oldu yani ? 

     Bölüme ilk girdiğim sene şöyle olursa şöyle olur, bu seçmeli dersi alırsam şu işleri yaparım... Şu dersler tam benlik kesin almalıyım diye düşünmüştüm. İlginç bi şekilde her şey yolunda gitti ki, bu benim hayatımda olağan bişey değildir. İstediğim şeylerin önüne genelde hep bi engel çıkar. Olacağı varsa olmaz, olursa da sorunlu olur... İstediğim bütün dersleri aldım okuldan. Tasarladığım iş için gereken tüm dersleri öğrendim. Ama bu sene mühendislik beni sarmamaya başladı. Derslerimi büyük zevkle dinliyorum. Çünkü o dersleri öğrenmek istiyorum. Ama bir yanım da kalk git diyo... Ben bişeyler hesaplayacak, bişeyler çizecek, hatayı bulacak, nasıl tamir edileceğini düşünecek biri değilim... Yaparım elimden geldiğince ama içimden gelerek yapmam... 

     Her zaman kocaman bi işyerim olsun diye hayal ederdim. Orada oturayım, çalışayım, bişeyleri düzenleyeyim, işleri yoluna koyayım, toplantılarım olsun ne bileyim işte... Böyle şeyler hayal ederdim... Ben aslında yönetici olmak istiyodum.. İşin özü bu yani... Bu sene aldığım bi karar doğrultusunda yeniden bir üniversite okumaya karar verdim. Hatta babamdan onay alsam, bu sene okulu bile bırakabilirdim. Fakat önce mühendislik diploması istedi... Sonra ikinci üniversite için askerlik falan gerekiyomuş dediler. Kılavuzda mı ne öyle yazıyomuş... Ondan da vazgeçtim... Ne yapayım ne yapayım derken... İşletmeden yüksek lisans yapmak aklıma geldi... Koşa koşa gittim ales'e girdim... Puanım iyi geldi ama tekrar girmem gerek çünkü diploma notum pek iç açıcı olmayacak ee bi de kpds, üds falan onlardan da iyi bişi çıkmaz sanırım... Yönetim ve organizasyon için yüksek lisan sanırım sadece Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde var... Yani her şey yolunda giderse seneye bu zamanlar size Eskişehir'den bildiriyor olacam...

     Ee bundan bize ne demeyin.. Çünkü benim aklım acayip şekilde karışık... Yardıma ihtiyacım var... Arkadaşlarımın ve çevremdeki insanların hepsinin bana güveni tam... Böyle bi işin bana göre olduğunu söylüyolar. Yapabileceğimden benden daha fazla eminler.. Ama ben yumurta kapıya yaklaştıkça daha da korkuyorum.. İçimdeki "not" eki günden güne daha da gözüme büyüyo.. Ya yapamazsam diye yusuflamaya başladım... Daha yüzüm tam olarak oturmadı, hala çocuksu... Kim bana yönetici diye iş versin! Şu an ki yaptığımız işten dolayı işleri düzene sokmayı, nasıl ilerleyeceği hakkında yorum yapmayı, biraz ileri görüşlü olmayı biliyorum diyebilirim. Bazı kişiler için benim okumam bile çok saçma... Evin tek çocuğu olduğum için bütün işler ilerde bana kalacak diye liseden sonra tam olarak işlerle ilgilenmem gerektiğini düşündüler... Ama ben istemiyorum işte... Yaptığımız iş küçümsenecek bişey değil, şu an iyi bi noktadayız. Ama benim hedeflerim daha büyük... Ben o hedefler için yeterince büyük müyüm ? O daha da büyük bi soru işareti... 

     Arkadaşlarımın neredeyse hepsi benim bi yerde yöneticilik yapacağımdan nerdeyse adları kadar eminler... Ama ben değilim işte... Bana pollyannacılık oynamayın nolur... Biraz bişeyleri yüzüme vurun benim.. Yapamazsın deyin... Sen de şu özellik yok deyin... Kendimi bir buz dağı gibi görmeye başladım... Ben bakınca sadece suyun üstündeki kısmını görüyorum. Ama onlar bakınca suyun altını da görüyolar... Ve ben her seferinde ya buz dağı erirse diyorum !

|̲̅̅●̲̅̅|̲̅̅=̲̅̅|̲̅̅●̲̅̅]

19 yorum:

Loana dedi ki...

ooo eskişehir demek :) gel gel bekleriz :)

açıkçası o sorun bende de var. etrafındakilerin sana güvenmesi ve hep yapacağına inanması dışardan hoş görünse bile yaşayınca hiç hoş değil. başarısız olma olasılığın her zaman devam ediyo çünkü. onları hayalkırıklığına uğratmak var, hadi ben onu da geçtim insan bi süre sonra başarısızlığı hazmedemeyecek hale geliyo.. bende öyle yani. yanlış anlamadıysam sende de öyle.

valla bu yöneticilik işi yüzle müzle olmaz bence, kendini geliştirip gösterebilmekle alakalı. sen de geleceğin hakkında bu kadar endişeleniyosan iyi yerlere geleceğini düşünürüm ben. belki hemen olmaz, ama bi gün mutlaka olur.

EMEL dedi ki...

ince sescim..birinisi acımasız olman lazım adam kovarken işe yarar ikincisi yönetici dediğin şey bakalım o kadar kolaymı yani toplantıya gir çık olmaz bi tek bu işler..ben kendi babamdan örnek veriyorum mesela kovduğu bi adam aylarca tehdit etmişti babamı sonra işçilerden biri ölüncede onun başna kaldı...sigorta memurlarından da az laf yemedi hani...yani sana söyliycepim şu..iyi düşün acımasız ol ve demir gibi kalp yapmaya hazırlan..sesin yüksek çıksın yani :))

Bir İnce Ses dedi ki...

@Loana : Bekleyin beni geliyorum :)

@EMEL : Babamdan daha acımasızım diyebilirim aslında.. Bana kalsa şu andaki işçilerimizin en fazla iki tanesi hala bizimle çalışıyor olurdu :) Yasal prosedür neyse onu uyguluyoruz biri ölse üstüme kalmaz sanırım :) Dışardan bakınca her şey yolunda gibi gözüküyoda ben bunu kendime itiraf edemiyorum bi türlü :)

pınar dedi ki...

Yönetici olmak istiyosan önce konuşanları duymayacaksın derim ben.Yani bildiğini oku da demiyorum ama bugün sana "sen yaparsın, yürü be " diyenler yarın zaten belliydi böyle olacağı diyebilirler.Bu konuda babana bile güvenme:)Yöneticilik idare kısmı var sende anladığım kadarıyla da kendine pek güvenmiyor gibisin.Ki bence oda işin ehli olmakla alakalı.Yaptığın işin her evresini çözdükten sonra yapamaman söz konusu olmaz..(Biraz çok konuştumda çok bildiğimden değil he ukalalık olarak alma sakın,gördüklerimden sadece:))

Bir İnce Ses dedi ki...

@pınar : Sen bu konu hakkında en iyi bilgiye sahip olanlardan birisin zaten :) Ama benim aklıma takılan işe girdiğimde neler yapacağım değil, ben işe nası gircem :D

pınar dedi ki...

Ya ya hemde ne:) Bak ben daha anlatmak istediğinide anlamamışım:)Ama yine bişey söylicem dayanamdım:)İşletmeden yüksek lisans yapma herkes işletme mezunu zaten.Eskişehir daha iyi bir fikir gibi geldi bana:)

Bir İnce Ses dedi ki...

@pınar : İşte herkes işletme mezunu yüksek yapmamış :p Eee eskişehir de napıcam peki ben :D

pınar dedi ki...

Yönetim ve organizasyon yüksek lisansı yap işte:)Vala yüksek lisansdıda işletmeden yapıyolar,hatta hiç öyle zorlamayıp açıköğretrimden 4 yıl okuyolar lisans niyetine.(bknz:ablam,eski patronumlarım..:)Ya aslına bakarsan iş görüşmesine gidince eğitiminden önce tecrübe soruyolar bide yabancı dil tabi.Yine çok konuştum ama bunuda söliyim sustum.Sen iyisimi sektörde çalışmaya başla hem çalışıp hem geliştr kendini:D(Bak buldum işte eskişehirde ne yapacağını evet:))

Bir İnce Ses dedi ki...

@pınar : Çok konuştum deme konuş :) Ben yüksek lisans yaptığım zamanlarda proje falan çizerim diye düşünmüştüm ama sorun değil başka bişey de olur..:) Son 5 yıldır bizim şirketteyim tecrübe sayarlar mı? :p

pınar dedi ki...

Bak işte bunu demeni bekliyoduum:P
Şirkette ne iş yapıyosun bilmiyorum ama referansın varsa ki şüphem yok olmadığına:) tabiki sayılır.
Sen istediğin sektörle ilgili bir yere girmeye çalış bence.İşin içinde daha iyi anlarsın çünkü nasıl hareket etmen gerektiğini.
Hımm ceo ların hayatlarını anlattıkları kitapları da tavsiye ederim bak.En sağlam örnek yaşanmış olandır:D

Bir İnce Ses dedi ki...

@pınar: Ya ben joker eleman gibi bişeyim. Her şey yapıyorum, düşün artık :p Referans olarak babam var. Babamdan iyi de referans olmaz heralde :p Ama yok illa başka bişi derlerse de bulurum :) Zaten o ceo'ların hayat hikayelerini okuduğum gün benim dönüm noktam olmuştu. Bütün kararlarımı Mersin'e giden bi otobüste almıştım :)

pınar dedi ki...

Vay canına:) Ön çalışmanı baya sağlam yapmışsın zaten sen:)İş bi yerden başlamya kalmış.Bu uğurda başlangıç noktan; baban olabilir gayette:)

sütur atamayan cerrah dedi ki...

mühendis olarakda yöneticilik yapabilirsin bence ince sesim,ama illa yeni bi üniversite yeni bi ortam olsun diyosan eskişehir çok iyi seçim,şu an istanbuldaki şirketlerin çoğunda itülü mühendisler yönetici;)

zey0zey dedi ki...

benim küçükkende ne giysem derdim vardı 2 yaşındayken beğendiğim kırmızı ayakkabıları aldırmak için bütün mağazaı ayapğa kaldırmışım ağlaya ağlaya sizinkini beğenmedim bu olcak diiye =)

Bir İnce Ses dedi ki...

@cerrah : Yüksek lisans da fazla seçeneğim yok cerrahım.. Bi kaç üniversitede var :)

@zey0zey : Nolur kızma bana ama ben ne demek istediğini tam olarak anlayamadım. Anladığım kadarıyla tuttuğunu koparan birisin :)

francesca mckennitt dedi ki...

Yapamayacağını düşünüyorsan en iyisi evet. Ben de yapamayacağımı düşünüyorum aslında. Ancak kalite kontrol bölümünde, sorumlu yönetici falan olabilirim. Onun dışında; kendimi reaktör tasarlarken falan hayal edemiyorum! Hem de bir avantajın var, şirketten dolayı baksana oldukça tecrübeye sahip olmalısın. Zaman içinde taşlar yerine oturur. Destekçinim bis! :)

Bir İnce Ses dedi ki...

@francesca : Ya bugün biri bana doğalgaz firmasında iş teklif etti. Proje çizmemi istiyolar. Okulu bitir gel bizim yanımda çalış diyo.. İntiyar edecem aklım karışıyo :)

Missbone dedi ki...

Acaba kilo mu aldım diyet yapıyım mı diye düşünüo musun cidden :D

Bir İnce Ses dedi ki...

@Missbone : Yahu genel olarak yazıyorum ben çoğu şeyi, erkek kız ayrımı yapmıyorum. O kızlar için geçerli bişe :)