Aynısı Değil İşte !


     Cep telefonlarımız var ya hani şu cebimizde çantamızda duran, üstünde numaralar falan var. Mesaj çeker, birilerini ararız, yeri gelir kulağımıza, elimize yapışıkmış gibi yaşarız onunla... Farkında mısınız bilmiyorum ama cep telefonları vazgeçemediğimiz bi şey...

     En mutlu anlarımızı onun o küçücük kamerasından çektiğimiz fotoğraflarla, videolarla ölümsüzleştiririz. Annemizden, babamızdan çok görürüz, sevgilimizden daha çok ona dokunuruz. En güzel haberleri de en kötü haberleri de o getirir bize.. Bazen çalsın diye onu bekleriz... O an hayatta istediğimiz en önemli şey onun tepki vermesini beklemektir. Yalnız olduğumuzu düşündüğümüz anlarda, takarız kulaklığını kulağımıza ya açar radyosunu dinleriz yada kendi yüklediğimiz müzikleri... Bazen o kadar çok çalar ki bıkarız artık... Ne kadar bıksak da usansak da ondan vazgeçemeyiz... Sevmediğimiz, istemediğimiz bi ortamda olduğumuz zaman en büyük kurtarıcımızdır o bizim... Hemen çıkarır elimizde oynamaya başlarız. Ya boş boş menüleri gezer, ya mesajlara girer yada oyun oynarız... Ama her seferinde de sanki çok öenmli bişey yapıyomuş izlenimi veririz çevremize...Yeni bi cep telefonu aldığımızda hemen çıkarır masaya koyarız. Koyacak bi masa yoksa nolur çalsın diye dua ederiz. Hiç olmadı kolumuzda saat olmasına rağmen çıkarır saate bakarız. Küçükken sarılıp yattığımız küçük ayımızın yerini almıştır. Yatağa girdiğimizde bile elimizdedir bırakmayız...

     Bütün sırlarımızı o bilir... Bütün aşklarımızı, kavgalarımızı, heyecanımızı, hüznümüzü... Saklar içinde taa ki siz istemeyene kadar yada hafızanız yeter artık diyene kadar... Çoğu kişi cep telefonu haberleşme aracıdır siz oyuncağa çevirdiniz der durur. Çoğu kişinin ailesi yeter şu telefonla oynadığın diye kızmıştır... O aslında bir telefon olmaktan çıkmıştır bazılarımız için... O başka bişeydir... O bizim bi parçamız gibidir aslında... Söylemek isteyip de söyleyemediğimiz şeyler vardır. Yazmak daha kolay gelir... Bazen yazmamıza rağmen gönderemeyiz... Elimiz hazırda bekler sadece dokunmamız gerekir ama belki onu da yapamayız. Kimseye söylemeyiz o yazdığımızı sadece o bilir... Bi o kadar da nanköndür kendisi... Bi kere göndere bastın mı geri dönüşü yoktur...  Biz de bir anlık olan cesaretin devamını getirir o...

      Ben onunla genç oldum... Beş sene önce tanıştım onunla... Ondan önce de cep telefonum vardı ama bu başkaydı... O benim ilk kameralı cep telefonumdu. İlk mp3 çalan telefonum O'ydu... Otobüse bindiğimde, yolda tek başıma yürüdüğümde bana ses veren tek şey O'ydu... Yemek yerken bile elimden düşürmediğim, mesaj çekmekten her seferinde babamdan azar işittiğim, sabahları hadi kalk okula gideceksin diyen arkadaşımdı O benim... Zaman zaman çalsın diye yalvarsamda, zaman zaman sus be kadın! desem de bir gün bile tepki vermezdi... 10 dk.sı 1 kontör olduğu zamanlarda, 15-20 sn de konuşacağım şeyi " hakkımız kullanmalıyız ! " diye uzattığım, önceleri 5000 sonra 10000 mesajın sınırlarını zorladığım sırdaşımdı... Geceleri göz kapaklarımın daha fazla dayanamadığı zamanlarda küçük ayım olan cep telefonumdu o benim...

     Ama artık o yok... Her bozulduğunda yaptırmak için tonla para verdiğim, tamirine harcadığım parayla nerdeyse yeni bi telefon alabileceğim o telefon beni bu kez yarı yolda bıraktı. Geçen sene yenisini alınca diğer hattımı ona takıp az kullanmaya başlamıştım, yorulmasın diye... Demek buraya kadar dayanabiliyomuş... Aynı model, aynı renk telefon babamda da var. Üzüldüğümü görünce onu bana verdi. Babama göre aynısıydı... Hatta çoğu kişiye göre bile aynısı... Sonuçta rengine kadar aynı olan bi telefon... Ama değil işte...Aynısı değil !

12 yorum:

francesca mckennitt dedi ki...

Aranızda baya bir duygusal bağ oluşmuş :)) Rahmetle anıyoruz o zaman ne diyeyim. Bu yazıdan da anlıyoruz ki avealısın :)

Bir İnce Ses dedi ki...

@francesca : Dostlar sağolsun :) Bi ara avea kullandım ama şu anda turkcell kullanıyorum :)

Siyah Gül.... dedi ki...

benm de bi ara pc le böyle bi duygusal bağım vardı ama artık koptu bu bağ...artık daha çok telefonumla var....

Rory dedi ki...

ofofof kiyamam:/ :)

pınar dedi ki...

Benim de 3310 vardı böyle.İlk çıktığında bir arkadaşımda görmüştüm sarı kapaklısını.Nasıl takmıştım allhım:)Babam doğumgünümde alınca dünyanı en mutlu insanı olmuştum:)O kadar telefon eskittim onunn yeri hala başkadır bak:D

Hayal Meyal dedi ki...

vay be ne telefonmuş :)

Bir İnce Ses dedi ki...

@Siyah Gül : Telefon önemli...

@Rory : Kıyıyorlar :(

@pınar : Benim telefonumdaa vişne çürüğüydü fazla üretilmemişti bide :(

@Heyal Meyal : Telefon diyip geçmemek lazım :)

Laliş dedi ki...

En yakın arkadaşını kaybemek gibi bir şey bu. Babanın en yakın arkadaşı senin ki olamaz ki...

Missbone dedi ki...

Telefon için yazdıklarını eski sevgiline yaz desek yazamazsın hacı :) Bu ne romantizm,bu ne duygusallık :)
Bloguna bayıllldım bu arada.
Yirim^^
saygılar.
mucx.

Bir İnce Ses dedi ki...

@Missbone : Bi sor önce elini tuttuğun, gözüne baktığın bi sevgilin oldu mu ki eski diyebilesin :)

Şirvan dedi ki...

Ben de bir makineye bağlanan tek deli benim sanıyordum. Yaşasın; yalnız değilmişim! :))

Bir İnce Ses dedi ki...

@Şirvan : Ben de bu yorumlardan sonra öyle sanıyodum :) Neyse yalnız değiliz :)