İnsanlar Ne Kadar İlginç Değil Mi ?

Hiç düşündünüz mü bir insan hayatı boyunca ortalama kaç insanla tanışır yada bir şekilde bağlantı kurar,iletişimde olur,selam verir,ters ters bakar belki de sadece yanından geçer,bir otobüste yanyana oturur,fatura yada maaş kuyruğunda arka arkaya durmuş bile olabilir...Sanırım bu sayı milyonları bulur. İçinizden yok daha neler diyorsanız küçük bir hesap yapmanızı öneririm.Ortalama insan yaşını 70 alınız :p

Şimdi diyosunuz ki "Oğlum nerdesin sen ya ? Bu zamana kadar neredeydin ? " yani deseniz iyi olurdu hani :)  Hala beni izleyen kimsenin olmadığını biliyorum :) Bir gün birisi gelip bu yazıyı okuyacak inanıyorum (!) :p Sorum cevapsız kalmasın cevap vereyim.Teknik aksaklıklar,konferanslar,yarışmalar,röpörtajlar derken pek uğrayamadım :p Ama şimdi buradayım.İnceden inceye ses vermeye devam edeceğim.

Konumuza geri dönelim.İnsanların ne kadar da ilginç olduğundan bahsediyodum.Şimdi " bu da nerden çıktı yahu ? " demeyin hemen.Bu yaşıma kadar herkes gibi bende birçok insan tanıdım ve birçok bilgi birikimi edindim.Ve karar verdim ki insanları anlamak gerçekten çok zor.Bir insanı istediğiniz kadar tanıyın,hatta yapacağı hamleleri önceden tahmin edin.Eeee... ? Bu bize ne kazandırdı, neyi başardık ? Daha doğrusu biz aslında neyi anladık ? Basit bir kumar oynadık... Ya kazanırsın,ya kaybedersin.Tahmin yürüttük.Onun aklından geçenleri sadece tahmin ettik.Bu bizi medyum,kahin veya ne bileyim işte hoca yapmadı sonuçta... Buraya kadar yazdıklarımı okudum ve sonlara doğru resmen saçmaladığımın farkına vardım :) " Saçmaysa silsene oğlum ! " dediğinizi  duyar gibi oldum ama bu satırları yazarken o satırları silmemin blouma hakaret olacağını düşündüm.Hemen konuyu toparlıyorum...

Efendim son günlerde " Sil Baştan " adında bir kitap okudum.Muhtemelen aramızda bu kitabı okuyanlar vardır. ( Şu an aramızda kimse yok ama elbet bi gün olacak ben o gün için şimdiden aramızda dedim yani :p ) Okumayanlar için kısa bir özet geçeyim.Adamın biri 43 yaşında ölüyor,18 yaşında hayata geri dönüyor. Nan bu ne saçma bişi demeyin hemen... Neyse işte bu aslında bir döngü halinde ilerliyor.Adam 18-43 arasında gidip gidip geliyor.Tabi yaşadığı hayatı tekrar tekrar yaşadığı için bahislerden paranın dibine vuruyor.Adam ölüp ölüp doğuyor.Tek bir farkla...Her seferinde daha geç hayata başlıyor.Yani yaşadığı zaman aralığı kısalıyor.En sonunda adam 43 yaşında sürekli ölmeye başlıyor.Zaman eşitlenince yaşamına kaldığı yerden devam ediyor.

Gel gelelim blog başlığına...İnsanların ne kadar ilginç olduğundan bahsetmiştim.Yaşayabileceğimiz tek bir ömür var elimizde...Ne kadar yaşayacağımızı bile bilmeden yaşıyoruz bu hayatı.Tekrar tekrar yaşama şansımız olmadığı halde istediğimiz hayatı yaşayabiliyormuyuz ? Yoksa yaşayacağımız anları,hayatımızın bir sonraki bölümüne mi erteliyoruz ? Ya peki ertelediğimiz hayatı yaşayabiliyormuyuz ? Sanırım bu soruya evet diyecek yada diyebilecek çok sayıda kimse olmasa gerek.İşte gerçek yanlarımız burada ortaya çıkıyor.Hayatımızı ertelemeden yapacak bir şeyimiz kalmıyor.Daha kendi kendimizi anlayamazken başkalarına kendimizi anlatmaya çalışıyoruz.

Sonuç: ANLAM KARMAŞASI

Düşüncelerimizi anlatamamak,anlayamamak..." Seni anlıyorum " Çok sık kullandığımız iki kelime... Peki neyi anlıyoruz ? Karşımızdakini mi yoksa onun anlattıklarını mı ? Acaba o içindekilerini, düşüncelerini, duygularını,kelimelere yeterince dökebilmişmiydi ?

2 yorum:

sünter dedi ki...

Aha ilk izleyicin ben oldum işte:)
Yani sadece ilk izleyici olmak için değil tabii yazdıklarını beğendiğim için:)))

Okuduğun kitabın konusu ilginçmiş.

Anlamaya gelince, zor gerçekten hissettıklerini tam manasıyla kelimelere dökmek adlandırmak.
Kaldıki birbirimizi anlamaya çalışmak bile çok şeydir....
Sevgiler

Bir İnce Ses dedi ki...

Biliyordum evet bir gün benimde izleycilerim olacak :) Hoşgeldin sefalar getirdin :) Beğendiğin için teşekkür ederim :)